Osmanlı’da Yabancı Sermaye İştirakli Karasu Madenleri Anonim Şirketinin Kuruluş ve Faaliyetleri


Örenç A. F.

Yakın Dönem Türkiye Tarihi Araştırmaları- Sabahattin Özel Armağanı, Safiye Kıranlar-Eminalp Malkoç, Editör, Der Yayınları, İstanbul, ss.295-320, 2019

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2019
  • Yayınevi: Der Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.295-320
  • Editörler: Safiye Kıranlar-Eminalp Malkoç, Editör

Özet

Günümüzde Sakarya’ya bağlı Karasu İlçesi sınırlarında, Antik çağlardan itibaren zengin çinko, kurşun ve bakır madeni yataklarının varlığı bilinmekteydi Osmanlı döneminde özellikle 19. Yüzyılın sonlarına doğru Karasu’nun köyleri ile muhtelif mirî arazilerinde maden işletmeciliği ruhsatı taleplerinde ciddi bir artışın yaşandığı dikkati çekmektedir. Madenciliğin gelişme gösterdiği Karasu, halkın talepleri üzerine İzmit Kandıra’dan ayrılarak 1899 yılı itibariyle Adapazarı’na bağlanmıştır.

19. Yüzyıl boyunca sadece Karasu bölgesi değil, genel olarak Osmanlı coğrafyasındaki maden alanları Avrupalı yatırımcıların ilgi odağı haline gelmişti. Fakat şahısların maden imtiyazları taleplerindeki artışa rağmen, üretimi belirleyen kapsamlı bir kanunî metnin ve yasal çerçevenin bulunmaması, sektörde gelişimi önlemekteydi. Her ne kadar 1858 Arazi Kanunnamesi’nin 107. Maddesi madenlerin mülkiyetine dair hükümler içerse de işletme yöntemleri ve imtiyaz sahiplerinin sorumlulukları gibi birçok eksiklik nedeniyle ihtiyaçlara cevap vermemekteydi. Bu gibi olumsuzluklar ve şikâyetlerin giderilmesi amacıyla Osmanlı’da ilk maden nizamnamesi 28 Mayıs 1861 tarihi itibariyle yürürlük kazanmıştır. 1861 nizamnamesinin en önemli maddelerinden biri, yabancıların hissedar sıfatıyla imtiyazlara iştirak edebilmelerinin önünün açılmasıydı. Osmanlı’da 1867 yılı itibarıyla yabancıların mülk ve toprak alımlarına yönelik yeni düzenlemeler yapılınca, madencilik mevzuatı da tekrar gözden geçirildi. Nitekim 1869 tarihini taşıyan yeni bir maden nizamnamesi kaleme alındı. Bu nizamname 1810 tarihli Fransız maden kanunları esas alınarak düzenlenmişti ve madenlerde imtiyaz süresini 99 yıla çıkarmaktaydı. 1869 sonrasında sahada edinilen tecrübeler ve ortaya çıkan işletme sorunlarının giderilmesi maksadıyla 1887’de nizamnamede yeniden tadilata gidilmiştir. 1887 Maden Nizamnamesi yürürlük kazandıktan sonra özellikle taharri (arama/keşif) kısmına gelen itirazlar nedeniyle 1901’de kısmî bir düzenleme yapılmıştır. Osmanlı’da maden mevzuatını ele alan ve köklü değişiklikler getiren son düzenleme 1906’da yürürlük kazanmıştır. Bu son düzenlemenin şekillenmesinde de yabancı maden mültezimlerinin talepleri ve itirazları etkili olmuştu. Hazırlanan kanunî metinlerin ve oluşturulan mevzuatın Osmanlı madencilik sektörüne canlılık kazandırdığı anlaşılmaktadır. Nitekim 1870-1899 yılları arasında, yerli ve yabancı mültezimlere toplam 144 imtiyaz verildiği kayıtlara yansımıştır. 1900-1911 yılları arasında üretim ise iki katına çıkmıştır.