Metamodernizm Ya Da Dijital Çağın Kültürel Mantığı


Creative Commons License

Koparan E.

Kalkedon Yayınları, İstanbul, 2025

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Kalkedon Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kültürün üretim, tüketim ve dağıtımının dijital gelişmelere paralel biçimde dönüşümler yaşadığı günümüzde bu yeni dönemi kapsayan ve güncel kavrayışa imkân tanıyan bir kültürel kuram tam anlamıyla geliştirilememiştir. Dolayısıyla dijital kültür olarak adlandırılabilecek, dijital dönemde gerçekleşen kültürel üretime yönelik çalışma alanlarında, üzerinde uzlaşı sağlanmış bir çatı kavram bulunmamaktadır. Öte yandan 2010 yılında dijital içerik türlerinden video art, illüstrasyon, video klip, kısa film, animasyon, görsel manipülasyon ve sinema gibi başat ürünleri kapsadığı iddiasıyla öne çıkan, üreticilerinin düşünsel ve estetik bir birlik çerçevesinde üretimde bulunduğu, akademik metinlerde benzer sınırlar içinde değerlendirilen ve belirli ortaklıklar taşıyan kültürel ürünlere dair bir dijital kültür kuramı denemesi girişimi filizlenmeye başlamıştır. Metamodernizm olarak tanımlanan bu düşünce tarzı ve kültürel üretim biçimi, modernizm ve postmodernizmin çatışan yönlerini birleştiren, her ikisinden de belirli oranda faydalanan ancak her ikisinin de ötesinde ve iki kavramı da aşkın bir kültürel mantığa işaret etmektedir.

Kavramın tanımlanması ve kuramsal zeminin oluşturulmasının yanı sıra, 2011 yılında Metamodernist Manifestoadıyla bir manifesto yayımlanmış ve Metamodern pratiğin kültürel üretim tarzı ile amaçları duyurulmuştur. Takip eden süreçte manifestoyu benimseyen ve kendini Metamodernist olarak tanımlayan sanatçılar bu kavram etrafında toplanmıştır. Geçmişte sinema alanında meydana gelen, bir manifesto etrafında örgütlenerek amaçları ve özellikleri belirlenen, ancak estetik birliğe ulaşılamadığı için zamanla etkisini yitiren Dogma 95’ten bu yana benzer bir girişime rastlanmamış olması Metamodernizmi araştırmaya değer kılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacını, mevcutta deneyimlediğimiz dijital çağın kültür kuramı olma iddiasıyla ortaya çıkan Metamodernizmin tarihsel, düşünsel ve sanatsal zemininin araştırılması ve dolayısıyla potansiyel ve sınırlılıklarının belirlenmesi şeklinde tanımlamak mümkündür. Görsel-işitsel alanda yaygın etki üretmiş Metamodern eserlerin incelenmesi, biçimsel ve içerik olarak analiz edilmesi ve Metamodernizme dair bir alan yazın derlemesi oluşturulması da bir diğer amaç olarak öne çıkmaktadır. Kültür alanında geleneksel dönemden başlayarak modernizme, postmodernizme ve güncel koşullarda ise Metamodernizme gelinceye dek kültürün yaşadığı dönüşümü geniş bir perspektifte irdeleyerek kültürel teoriye katkıda bulunmak da çalışmanın önemli amaçlarından biridir. 

Kişisel bilgisayarların ve özellikle internetin yaygın kullanımı dijital kültür ve katılımcı kültür kavramlarının gelişmesine zemin oluşturmuştur. 20. yüzyıl sonlarında düşün dünyasında başlayan tartışmalar modernizmin sona erdiği ve onun ardılı olarak postmodern dönemin deneyimlendiği noktasında yoğunlaşmıştır. Kitle, izleyici, kültür, medya gibi kavramlara yönelik bakış da bu tartışmaların merkezinde yer almıştır. Geleneksel medya araçlarının teknoloji aracılı yeniden yapılanması ve yeni medya araçlarının günlük kullanıma yoğun katılımıyla kültürel üretim ve tüketim, dijital bir dönüşüm yaşamıştır. Bu noktada dijital kültür ve siber sanat gibi yeni kavramların doğuşundan söz edilmesi de mümkün hale gelmektedir.

İzleyicinin interaktif bir kullanıcıya evrildiği ve dijital araçların birer kültür ortamına dönüşmeye başladığı bu dönemde kültürel alanlar ve dijital mecralar, kültür ürünlerinin üretildiği, yeniden üretildiği, dağıtıldığı ve tüketildiği kültür kamuları haline gelmiştir. Bu noktada dijital çağın özellikleri üzerinden Modernizmi, Postmodernizmi, katılımcı kültürü, üreten tüketiciyi (prosumer) ve kültürel üretimi bir araya getiren Metamodernizm kavramı öne çıkmaktadır. Modernizmin kurallara, sınırlara ve ilkelere bağlılığına koşut olarak Postmodernizmin sorgulayıcı tavrı, kurallardan bağımsızlığı ve modern dönemin erdemleri ile ilkelerini sorgulamaya açması arasında bir yere konumlanan Metamodernizm, Platon’un metaxis kavramına yapılan bir referanstan türetilmiştir. İlk kez Platon’un Symposion (2008) eserinde temelleri atılan meta (metaxis) kullanımı bir olgunun taban tabana zıt kutupları arasından çıkıp, ötesine salınmayı ve aynı zamanda eş anlı olmayı tanımlamakta ve ilk kez; bilinen anlamda metafizik terimini niteleme amacıyla kullanılmıştır. Böylece meta sözcüğünün kullanımı, ilgili kutupların ve kavramların ikisini de içeren ancak yalnızca biriyle ifade edildiğinde eksik kalan bakışımlı bir ilişki halini türetmektedir. Burada meta ön eki iktisadi literatürden aşina olunan ürün ya da emtia yerine “öte-sonra” kullanımına işaret etmektedir. Bu da Metamodernizmi, kavramsallaştırma sürecinde özellikle vurgulanan Modernizm ve Postmodernizm arasında, ancak ikisinin de ötesinde bir konuma taşımaktadır. 

Luke Turner adlı İngiliz sanatçının yayınladığı Metamodernist Manifesto üzerinden tanımlamak gerekirse Metamodernizm, ideolojiden azade pragmatist bir romantizm, ironik bir samimiyet, yapısökümcü bir yapısalcılık, bilinçli bir naiflik ve duygusal bir duygusuzluk arasındaki salınım olarak tanımlanır. Modern ve postmodern geleneğin bir arada kullanıldığı ve birinin diğerine üstünlük kurmadığı bir kavrayışa işaret etmektedir (Turner, 2011).

Hollanda asıllı kültür teorisyenleri Timotheus Vermeulen ve Robin van den Akker’in vurguladığı şekliyle Metamodernizm 21. yüzyılın, internet çağının ve dijital çağın kültürü olarak öne çıkmaktadır (Vermeulen ve Akker, 2010). Kavramlarını modern dönemin klasik eserlerinden, sanat eleştirilerinden, postmodern dönemin sorgulayıcı ve alaycı tavrından, pastiş üslubundan ve bir ölçüde de Antik Yunan’ın kinizminden türeten Metamodernizm, üretim alanı itibariyle dijital bir kültür özelliği taşımaktadır. Yalnızca bir sanatsal üretim pratiği olmanın ötesine geçme potansiyeli taşıyan Metamodernizmin, özdüşünümsel bir ifade biçimi ve kültürel duyarlılık halini alarak bir kültür kuramı ve düşünüş tarzı olma iddiası da özellikle vurgulanmaktadır. Atfedilen potansiyel ve iddia nedeniyle bu yeni kavramı, yalnızca çatısı altında üretilen eserler üzerinden tanımlamak yetersiz kalacaktır. Metamodernizmi şimdiki zamanın gerçeği ile geleceğin ütopik tasviri arasında bir salınım, gelecek inşasına yönelik düzenlenen sempozyumlar ve çeşitli etkinlikler ile hatta sıradanlığın önemi üzerine üretilen yazılı eserler gibi farklı yönleriyle de tanımlamak mümkündür. 

Eserlerin üretim ve dağıtımı dijital teknik ve teknolojiler dolayımıyla sürdürülürken, Metamodernizm üzerine tartışmalar, sergiler, paneller ve paylaşımlar da ölçek fark etmeksizin lokal ve global boyutlarda yine dijital platformlar ve yeni medya araçları üzerinden ilerlemektedir. Bu noktada ilgili kavram üzerine çok az sayıda çalışma yapılmış olması, yakın geçmişe tarihlenen bu yeni kuram girişimi üzerine bir araştırma yapılması gerekliliğini doğurmuştur. Dolayısıyla evrensel bir kültürel duyarlılık nosyonu taşıyan Metamodernizmin dijital çağın kültür kuramı ya da dijital ağın düşünüş tarzı olma potansiyelinin araştırılması önem kazanmaktadır. Bu da çalışmanın sorunsalının; dijital üretim çağında bir kültür kuramı denemesi olarak Metamodernizmin derinlemesine incelenmesi şeklinde tanımlanmasını mümkün kılmaktadır. Çalışmada Metamodernizmin tarihsel bağlamda kökenleri ve bu yeni kavrayışı inşa eden çeşitli oluşum koşulları irdelenerek kuramın çerçevesi çizilmesi amaçlanmıştır. Ardından Metamodernizmin özellikleri ve öncülleri modernizm ile postmodernizme göre yeni olma koşulunu sağlayan özgül pratikleri incelenmiştir. Önerdiği kavram setleri açıklanarak modern ve postmodern terimlerden nasıl farklılaştığı tespit edilmiştir.