FAZLA MİKTARDA MEYAN KÖKÜ ŞERBETİ TÜKETİMİ İLİŞKİLİ PSÖDOHİPERALDOSTERONİZM OLGUSU


Altunok D., Çetin O., Bektaş E., Şenkal N., Yazıcı H., Köse M., ...Daha Fazla

24. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi, Antalya, Türkiye, 19 - 23 Ekim 2022, ss.179

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.179
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Psödohiperaldesteronizm genelikle hipertansiyon, hipokalemi, hipernatremiye neden olan hiperaldosteronizm gibi seyreden fakat aldosteron ve plazma renin aktivitesinin (PRA) baskılı olduğu bir durumdur. Bazı bitkisel ürünlerde bulunan likorisin, yüksek miktarda tüketildiğinde çeşitli yollarla psödohiperaldosteronizm tablosuna sebep olabileceğini gösteren vakalar literatürde bildirilmiştir [1, 2]. Biz bu olguda likoris ilişkili psödohiperaldesteronizm tanısı konulan hastayı sunmayı amaçladık. Olgu: 72 yaşında hipertansiyon, koroner arter hastalığı tanılı erkek hasta 1 aydır olan halsizlik, baş ağrısı, 1 haftadır olan ellerde ve bacaklarda uyuşma şikayetiyle tarafımıza başvurdu. Hastanın başvuru sırasında vital bulguları TA 165/87 mmHg KTA 71/dk SpO2 97 ateş 36.8 oC olarak saptandı. Fizik muayenesinde bilateral üst ve alt ekstremitede kas gücü 4/5 olması dışında patolojik bir bulgu saptanmadı. Tam kan sayımında özellik saptanmadı. Hastanın yapılan biyokimyasal tetkiklerinde renal fonksiyon testleri ve karaciğer fonksiyon testleri normal olarak bulundu. Na 160 mmol/L, K 2.24 mmol/L, Mg 0.62 mmol/L, Ca 8.3 mg/dL ve P 2.96 mg/dL bulundu. Hipertansiyon ve elektrolit bozuklukları açısından ileri tetkik edilen hastada aldosteron 31 pg/mL, PRA 0.01 ng/mL/sa, idrar pH’sı 8 ve VKG’de ph 7.50, pCO2 43 mmHg ve HCO3 35 saptandı (Tablo 1). PRA’sı baskılı olan aldosteron yüksekliği olmayan hastada hipertansiyon, hipernatremi, hipokalemi ve metabolik alkaloz ile psödohiperaldosteronizm düşünüldü. Hastanın anamnezinden son 3 aydır günde 3-4 bardak meyan kökü şerbeti içtiği göz önünde bulundurulduğunda, ön planda meyan kökü (likoris) ilişkili psödohiperaldosteronizm düşünüldü. Hastaya 100 mg spironolakton ve 2 mg deksametazon tedavisi başlandı. Hastanın tedavi sonrası Na 143 K 4.5 mmol/L, VKG’de ph 7.39 HCO3 24 saptanarak taburcu edildi. Tartışma: Ülkemizde bazı bölgelerde meyan kökü ile yapılan içecekler sık tüketilmektedir. Meyan kökünde bulunan likorisin aktif metabolitleri glisirizik asit ve glisiretik asittir. Bu aktif maddeler 11-ß-HSD enzimini inhibe ederek kortizol aktivitesinde artışa sebep olur. Kortizol mineralokortikoid reseptörüne (MR) aldosteron kadar güçlü bir şekilde bağlanır. Bu enzimin bir formu olan 11-ß-HSD tip 2 esas olarak böbreklerde toplayıcı tübüllerdeki aldosterona duyarlı bölgeler de bulunur. Bunlara ek olarak likoris yalnızca 11-ß-HSD2'yi bloke ederek değil, aynı zamanda doğrudan MR' ye bağlanarak da mineralokortikoid benzeri bir etki gösterir. Glisiretik asit ayrıca 5-β redüktaz aktivitesinin baskılanması yoluyla aldosteronun hepatik metabolizmasını da inhibe eder böylece aldosteronun yıkımı azalır [3]. Uzun süre ve yüksek miktarda meyan kökü tüketiminden dolayı bu olguda likoris ilişkili psödohiperaldosteronizm düşünüldü ve spironolakton (aldosteron reseptör antagonisti) başlandı. Kortizolün mineralokortioid etkisini baskılamak için tedaviye deksametazon eklendi. Meyan kökü tüketiminin engellenmesi ve tedavi ile hastanın semptom ve laboratuvar değerlerinde düzelme oldu. Sonuç olarak, bu vakada olduğu gibi hiperaldesteronizm ön tanılı hastalarda özellikle ülkemizde meyan kökü benzeri gıda kaynaklı psödohiperaldosteronizme neden olabilecek sebepler akılda tutulmalıdır.