İran Solunun Radikalleşme Sürecinin Türkiye ile Karşılaştırılması
Mülkiye Dergisi, cilt.50, sa.2, ss.636-671, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 50 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Dergi Adı: Mülkiye Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.636-671
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
İran, tarihsel gelişim açısından Türkiye ile en sık karşılaştırılan ülkelerden biridir. Bu çalışmada modernleşme sonrası İran solunun radikalleşme süreci, Türkiye ile karşılaştırmalı olarak analiz edilecektir. İran, Osmanlı İmparatorluğu’ndan sadece iki yıl önce bir Meşrutiyet Devrimi deneyimlemiş, sosyalist düşünce ülkeye ilk kez bu dönemde girerek ilk sol örgütlerin temellerini atmıştır. İlk kitlesel sosyalist parti Tudeh (Kitle), 1941 yılında kurulmuş ve uzun süre İran solunun en güçlü unsuru olmuştur. Türkiye’de Tudeh ile kıyaslanabilecek etkideki ilk parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP)’dir. Tudeh ve TİP solun popülerleşmesine yaptıkları katkıları nedeniyle kendilerinden sonra gelen bütün sosyalistleri etkilemiştir. Ancak, her iki parti de 1968 yılındaki yeni bir devrimci dalgayla yerlerini yeni gençlik örgütlerine bırakmışlardır. Farklı ülkelerde farklı sloganların öne çıktığı bu dönemde İran ve Türkiye gençlik hareketi anti-emperyalist bir söylemle iktidarı ele geçirmeyi hedeflemiştir. Silahlı mücadele fikri iki ülkede ‘60’lı yılların sonlarında mayalanarak ‘70’lerin başında uygulamaya geçmiştir. İran solunun radikalleşmesi Halkın Fedaileri ve Halkın Mücahitleri örgütlerinin eylemleriyle ortaya çıkarken Türkiye solu THKO, THKP-C, TKP-ML gibi örgütlerin eylemleriyle geleneksel mücadele yöntemlerinin dışına çıkmıştır. Kurulan ilk örgütler lider kadrolarını kısa süre içinde yitirdikten sonra ideolojik çatışmalarla bölünmüş, 1970’li yıllar boyunca azalma eğilimine giren silahlı eylemler İran’da İslam Devrimi’nin Türkiye’de 12 Eylül Askeri Darbesi’nin etkisiyle sönümlenmiştir. Bu gerilemenin ardından İran’da ve Türkiye’de ortak biçimde silahlı mücadele Kürt hareketi tarafından devam ettirilmiş, radikalleşen solun kimi bileşenleri bu harekete verdiği destek oranında varlığını sürdürmüştür.
Iran is one of the countries most frequently compared to Turkey in terms of historical development. This study analyzes the radicalization of the Iranian left in the context of modernization through a comparative framework with Turkey. Iran experienced a Constitutional Revolution only two years prior to the Ottoman Empire, a period during which socialist thought first entered the country and laid the foundations for the emergence of early leftist organizations. Founded in 1941, Tudeh (Party of the Masses) emerged as the first mass socialist party and remained the most influential force within the Iranian left for many years. In Turkey, the Workers’ Party of Turkey (TİP) was the first party to achieve an influence comparable to that of Tudeh. Due to their roles in popularizing the socialist ideas, both Tudeh and TİP influenced the development of all subsequent socialist movements. However, following a new revolutionary wave of 1968, both parties were overshadowed by emerging youth organizations. In this era of diverse international revolutionary currents, the Iranian and Turkish youth movements sought to seize power through anti-imperialist discourses. The idea of armed struggle matured in both countries during the late 1960s and was implemented by the early 1970s. While Iranian radicalization manifested through the actions of the People’s Fedai and People’s Mujahedin, the Turkish left transcended traditional struggle methods through organizations like THKO, THKP-C, and TKP-ML. Following the rapid loss of their leadership cadres, these pioneering organizations fragmented due to ideological conflicts. Armed actions, which declined throughout the 1970s, eventually dissipated under the impact of the Islamic Revolution in Iran and the September 12 Military Coup in Turkey. Following this regression, armed struggle in both nations was sustained by the Kurdish movement, and certain components of the radicalized left maintained their existence to the extent of their support for this movement.