Pet or Monster?: The Epoché of Animality in Stephen King’s Films


balci m. e.

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, vol.43, no.1, pp.305-321, 2026 (TRDizin)

Abstract

This study aims to examine human–animal relations in modern culture through the reified meaning of the monster. Within this framework, three of Stephen King’s film adaptations — Cujo (1983), Cat’s Eye (1985), and Pet Sematary (1989) — are analyzed by interpreting their animal figures as transfer objects. In the Freudian sense, the transfer object is the medium through which repressed drives and anxieties are displaced and expressed in symbolic form; in these films, animals do not represent the primary source of fear but rather function as vessels for its cultural and affective residues. By placing horror not in the supernatural or the extraordinary but in the ordinary and familiar, King generates terror through everyday pets that act as catalysts. At the same time, the locus of fear emerges from interpersonal relations. Such animal figures are discussed as permanently bound entities that bridge the realms of nature and culture, biological production and cultural meaning. The first part of the study will discuss the dual function of fear—species resemblance and cultural exclusion—by drawing on the evolutionary approach and Darwin’s theory of fear, Freud’s theory of the unconscious, and René Girard’s theory of sacrifice, which emphasizes the role of the monster–victim relation in social cohesion. The second part undertakes a phenomenological analysis of how these animal figures trigger fear and return it into the social world. In contrast to dominant representations that externalize fear into the supernatural or the unnatural, the study demonstrates the possibility of a distinctly “human” representation of fear.
Bu çalışma, modern kültürde insan–hayvan ilişkisini canavarın şeyleşmiş anlamı üzerinden sorgulamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede korku edebiyatının popüler yazarlarından Stephen King’in üç hayvan imgesi, birer aktarım nesnesi olarak ele alınacaktır. Freudcu anlamda aktarım nesnesi, bastırılmış dürtü ve kaygıların doğrudan değil, simgesel figürler dolayımında açığa çıktığı araçlardır; King’in söz konusu uyarlamalarındaki hayvanlar da korkunun kaynağı olmaktan çok, onun kültürel ve duygusal artıklarının yönlendirildiği figürler olarak işlev görür. Cujo (1983), Cat's Eye (1985) ve Pet Sematary (1989) filmlerinde yer alan bu hayvan imgeleri, doğaüstü veya rastlantısal olanın değil; sıradan ve alışılmış olanın dehşetini açığa çıkarır. Evcil hayvanlar katalizör görevi görürken, korku unsuru kişilerarası ilişkilerden doğar. Bu bağlamda hayvan figürleri, doğa ile kültür, biyolojik içgüdü ile kültürel anlam arasındaki eşiği görünür kılan sınır figürleri olarak tartışılmaktadır. Çalışmanın birinci kısmında korkunun çifte işlevi (türsel benzeştirme ve kültürel dışlama) Darwin’in duygular kuramı, Freud’un bilinçdışı korku kuramı ve canavar ile kurbanın toplumsal bütünleşme açısından işlevine odaklanan René Girard’ın kurban kuramından yararlanılarak tartışılacaktır. İkinci kısımda ise bu üç hayvanın tetiklediği korkunun sosyal ortama geri dönüşü fenomenolojik olarak analiz edilecektir. Böylece korkunun doğaüstü ve doğal olmayana itildiği yaygın temsilin aksine, ‘insani’ bir temsilinin olanakları yorumlanacaktır.