6 February 2023 Investigation and Evaluation of the Effects of Earthquakes on Solar Power Plants in Southeastern Anatolia Region (Adıyaman-Şanlıurfa)


Creative Commons License

Bayrak M., Kaya E.

5. Uluslararası Afet ve Dirençlilik Kongresi, İstanbul, Turkey, 11 - 13 October 2023, pp.241-242, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.241-242
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

Line, which is an earthquake zone. Earthquakes along this earthquake zone occur with
different intensities and magnitudes that affect living and non-living things. In this study; after
the severe earthquakes of 7.7 and 7.6 magnitude recorded on 6 February 2023, centred on
Kahramanmaraş (Pazarcık and Elbistan), the damages to the solar power plants already
installed in Şanlıurfa and Adıyaman provinces were investigated, and the areas where the new
solar power plants to be established should be established from a geographical point of view
were examined.
The solar energy potential of the Southeastern Anatolia Region is higher than Turkey's general
average of 1400 kWh/m2 . For this reason, the installation of these power plants, especially in
the provinces of Adıyaman-Şanlıurfa in the region, has been extended. The solar power plants
in these provinces have been damaged and various problems have been identified, especially
after the 6 February Kahramanmaraşcentred earthquakes that occurred in 2023. For this
purpose, in addition to field studies, digital data were generated using Geographical
Information Systems and Remote Sensing software, literature review, qualitative and
quantitative data from the General Directorate of Meteorology, General Directorate of Mineral
Research and Exploration, Energy Market Regulatory Authority were utilised in the study.
Deformations occurring in SPPs were visualised and suitable areas where new SPP panels
will be installed were mapped and digitised.
As a result of the research, it was determined that physical damages such as complete collapse
and deformation occurred in the installed power plants due to the earthquake; at the same
time, invisible micro cracks occurred on the panel surfaces in some power plants, slipping
incidents occurred in the installed areas of the power plants and energy production
consumption was significantly adversely affected by this situation. Due to the damages, power
generation was suspended and distribution mechanisms could not be activated due to the lack
of electrical energy in the distribution network. Damages to several distribution mechanisms
completely interrupted energy distribution. It has been determined that the installation of solar
energy panels in the region in areas corresponding to plains and plateau areas is not suitable
in terms of lithological ground, these areas also coincide with agricultural areas, and the panels
will be damaged after new morphological formations such as ground liquefaction or new
tectonic depressions and fractures.
While determining the new establishment areas of the power plants, it is stated in the study
that the power plants should be established in the southern parts of the provinces, which are
under the influence of efficient solar energy in terms of solar energy, not relatively close to fault
lines, on lithologically and geologically more resistant grounds where the ground is not soft
such as alluvial fill, and other physical geography processes such as elevation gradients, floods
and floods in flat areas should also be taken into consideration. The fact that the compatibility
ratio of the SPP locations installed in Şanlıurfa and Adıyaman provinces and the areas
determined in the study differed at some points revealed the necessity to analyse the
geographical criteria in more detail when installing SPP systems.
Keywords: Earthquake, Solar Power Plants, Solar Energy Potential, Şanlıurfa, Adıyaman,
Geographic Information Systems and Remote Sensing. 
Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesi bir deprem zonu olan Doğu Anadolu Fay Hattı’nın
önemli bir kısmını kapsamaktadır. Bu deprem zonu boyunca oluşan depremler canlı ve cansız
varlıkları etkileyecek farklı şiddet ve büyüklükte gerçekleşmektedir. Bu çalışmada; 6 Şubat
2023 tarihinde Kahramanmaraş (Pazarcık ve Elbistan) merkezli, 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde
kaydedilen şiddetli depremlerden sonra, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinde hali hazırda kurulu
güneş enerji santrallerinde oluşan hasarlar araştırılmış, kurulacak olan yeni güneş enerji
santrallerinin, coğrafi bakış açısıyla hangi alanlarda kurulması gerektiği incelenmiştir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi güneş enerji potansiyeli Türkiye genel ortalaması olan 1400
kWh/m2 ‘den daha yüksektir. Bu nedenle bu enerji santrallerinin özellikle de bölgedeki
Adıyaman-Şanlıurfa illerindeki kurulumu yaygınlaştırılmıştır. Bu illerde bulunan güneş enerji
santralleri özellikle 2023 yılında meydana gelen 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli
depremlerinin ardından, zarar görmüş ve bununla ilgili çeşitli problemler tespit edilmiştir. Bu
amaçla arazi çalışmalarının yanı sıra Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama yazılımları
kullanılarak sayısal veri üretilmiş, literatür taraması, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Maden
Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan alınan nitel ve nicel
verilerden çalışmada faydalanılmıştır. GES’lerde meydana gelen deformasyonlar
görselleştirilmiş ve yeni GES panellerinin kurulacağı uygun alanlar haritalandırılarak
sayısallaştırılmıştır.
Yapılan araştırma sonucunda, kurulu santrallerde deprem nedeniyle komple çökme, şekil
değiştirme gibi fiziksel hasarlar; aynı zamanda bazı santrallerdeki panel yüzeylerinde de gözle
görülemeyen mikro çatlaklar oluştuğu, santrallerin kurulu alanlarında kayma hadiseleri
meydana geldiği ve enerji üretimi-tüketiminin bu durumdan önemli derecede olumsuz
etkilendiği tespit edilmiştir. Hasarlar nedeniyle enerji üretimi askıya alınmış ve dağıtım
şebekesinde elektrik enerjisi olmamasından dolayı dağıtıcı mekanizmalar devreye
girememiştir. Birkaç dağıtıcı mekanizmalar oluşan hasarlar enerji dağıtımını tamamen
kesintiye uğratmıştır. Bölgede bulunan güneş enerji panellerinin ovalık ve plato alanlarına denk
gelen sahalara kurulmasının litolojik zemin açısından uygun olmadığı, bu alanların aynı
zamanda tarımsal sahalara denk geldiği, gerçekleşen depremlerde santrallerin zemin
sıvılaşması ya da yeni tektonik çöküntülerin ve kırıkların meydana gelmesi gibi yeni morfolojik
oluşumlar sonrasında panellerin zarar göreceği belirlenmiştir.
Santrallerin yeni kuruluş alanları belirlenirken ise özellikle güneş enerjisi bakımından verimli
bakı etkisinde kalan güney kesimlerde, fay hatlarına nispeten yakın olmayan, zeminin alüvyal
dolgu gibi yumuşak olmadığı litolojik ve jeolojik açıdan daha dirençli zeminlerde kurulması
gerektiği ve yükselti kademeleri, düzlük alanlarda sel ve taşkınlar gibi diğer fiziki coğrafya
süreçlerinin de dikkate alınması gerektiği çalışmada belirtilmektedir. Şanlıurfa ve Adıyaman
illerinde kurulu GES lokasyonları ile çalışmada belirlenen alanların uyumluluk oranının bazı
noktalarda farklılık göstermesi GES sistemleri kurulurken coğrafi kriterlerin daha ayrıntılı olarak
analiz edilmesi gerekliliğini de ortaya koymuştur.
Anahtar Kelimeler: Deprem, Güneş Enerji Santralleri, Güneş Enerji Potansiyeli, Şanlıurfa,
Adıyaman, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama.