The Participation of Founders Beneficiary Share Certificate Holders in the Distribution of Profits in a Joint-Stock Company
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, no.33, pp.479-508, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Volume: Issue: 33
- Publication Date: 2026
- Journal Name: Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.479-508
- Istanbul University Affiliated: Yes
Abstract
Regarding founder’s dividend shares, legal doctrine remains divided on whether founder benefits are restricted to the initial incorporation capital under Article 348 of the Turkish Commercial Code (TCC) No. 6102. Although intended to resolve historical ambiguities, the provision maintains certain discrepancies; specifically, the relationship between Articles 348 and 502-503 requires greater harmonization, echoing previous inconsistencies found in the former TCC. Currently, the issuance of founder’s dividend shares is prohibited in companies whose shares are publicly offered. However, for existing shares, dividends should be calculated based on the company’s capital at the time of the distribution decision, irrespective of the initial capital amount. Furthermore, the possibility of issuing ordinary dividend shares allows founders to circumvent the restrictions of Article 348(2), thereby disrupting the equilibrium of interests between shareholders, creditors, and beneficiaries. While Article 348(1) permits these shares in closed companies including those deemed public solely due to exceeding the 500-shareholder threshold the practice of cancelling such shares without compensation prior to a public offering is legally inconsistent. To ensure a balanced regulatory framework, this issue should be addressed within capital markets legislation, where the status of founder’s dividend shares is integrated into the specific conditions for public offerings.
Kurucu intifa senetleri konusunda 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TK) 348 ile kurucu yararlarının ilk kuruluş sermayesi ile sınırlı olup olmadığı yönünde öğretide tartışma yaşanmıştır. Söz konusu madde geçmişten gelen tartışmayı bitirmesi gerekirken tartışma varlığını sürdürmüştür. Bu anlamda, payları halka arz edilen ortaklıklarda kurucu intifa senedi çıkarılmasına izin verilmemiştir. Bundan başka maddede kurucu intifa senedi sahiplerine ödenen kâr payının dağıtımına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Burada, TK 348 ve 502-503 arasındaki ilişkinin açık bir biçimde uyumlu olduğu belirtilmelidir. Kurucu intifa senetleri, çıkarıldıkları zamanki sermaye tutarı dikkate alınmaksızın kanunda belirtilen biçimde kârdan yararlanabilirler. Bu senetlere yönelik kâr payının hesaplanmasında, ortaklığın kâr dağıtımı kararı aldığı tarihteki sermayesi gözetilecektir. Kurucular yararına kuruluş sırasında ya da daha sonra olağan intifa senetleri çıkarabilmesi ve böylece kurucuların TK 348/2’deki yasağa bağlı tutulmaktan kurtulabilmeleri olanaklı kılınmıştır. Sermaye piyasasının yapısına uygun düşmeyen kurucu intifa senetlerine ilişkin TK 348/2 hükmü, ortaklık, pay sahipleri, ortaklığın alacaklıları ve intifa senedi sahipleri arasındaki çıkarlar dengesini korumamaktadır. TK 348/1 uyarınca halka kapalı ve yalnızca ortak sayısı beş yüzü geçtiği için halka açık sayılan ortaklıklarda kurucu intifa senedi çıkarabilme olanağı bulunmaktadır. Karşılıklı anlaşmayla bedel ödenmeden iptal edilmediği halde, payların halka arzından önce çıkarılan kurucu intifa senetlerinin bedel ödenmeden iptali tutarsızlık yaratmaktadır. Yapılması gereken, sorunun sermaye piyasası mevzuatında çözülmesi ve kurucu intifa senetlerinin varlığının halka arz koşulları arasında ele alınmasıdır.