Küreselleşme sürecinde Türkiye'nin rekabet politikası ve rekabet gücü (Demir-çelik sektörünün rekabet gücü analizi)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2000
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAKAN ÇETİNTAŞ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ahmet İNCEKARA
Özet:ÖZET Malların, sermayenin, hizmetlerin ve fikirlerin sınırları aşarak, hızla dünyayı dolaştığı, hukukun üstünlüğü, dışa açık, rekabetçi pazar ekonomisi gibi kavramların ortak değerler olarak kabul edildiği günümüzde.ülkelerin küresel ekonomideki gelişmelerden soyutlanması ve bu gelişmelere uyum sağlamaksızın etkin ve sağlıklı politikalar üretmesi mümkün olmamaktadır. Türk ekonomisinde rekabet sürecini olumsuz etkileyen, kronikleşmiş bir yapı vardır. Rekabet koşularının yeterince oluşmadığı Türk ekonomisi, daha rekabetçi bir ortamın oluşmasına yol açan değişimlerden etkilendiği ölçüde uyum zorlukları içine girmektedir. Bu sorunları aşmada ve rekabet sürecini önlemeye yönelik davranışları kontrol altına almada, etkin bir rekabet politikasının uygulanması oldukça önemlidir. Ayrıca, serbest piyasa ekonomisine tekabül eden yarışma kurallarının ve bu kuralları denetleyen kurumların öncelikle oluşturulması, Türk özel sektörünün küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmesi açısından da zorunludur. Ülke ekonomisi ve sanayileşmenin lokomotif sektörlerinden biri olan demir çelik sektörü ise, Cumhuriyetin kuruluş yıllarından itibaren belirli bir gelişme göstermiştir. Ekonominin önde gelen ve zorunlu sektörlerinden biri olan Türk demir-çelik sektörü, gelişmiş ülkelerin demir-çelik sektörü ile rekabet edecek düzeydedir. Ancak, üretim maliyetlerinin yüksek oluşu, pazar fiyatlarının düşme eğilimi içinde olması, dış pazarlarda meydana gelen azalmalar ve bazı ülkelerin anti-damping uygulamaları, sektörün rekabet edebilirliğini azaltmaktadır. Türk demir-çelik sanayiinin, dünya demir çelik sanayi ile bütünleşmesini sağlayacak yapılanma ve modernizasyon modelinin geliştirilmesi ve uygulamaya konulması gerekmektedir. Demir-çelik sektörünün, sanayileşmenin vazgeçilmez bir unsuru olduğu unutulmamalıdır.