Ebû Nasr Serrâc et-Tûsî'nin tasavvuf anlayışı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HACI BAYRAM BAŞER

Danışman: Ekrem Demirli

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ebû Nasr Serrâc et-Tûsî'nin Tasavvuf Anlayışı? isimli bu çalışmada öncelikle tasavvufun ilk yazarlarından kabul edilen Serrâc'ın (ö. 378/988) hayatı ve Kitâbu'l-Lüma` isimli eseri hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Serrâc tasavvufu ulemâ ve sapkın gruplara karşı savunan önemli bir yazardır. Serrâc, Kitâbu'l-Lüma`da sûfîlerin dini anlamaları ve yorumlamaları konusuna eğilir.Serrâc üç temel nokta üzerinde durmaktadır. İlk olarak tasavvuf kendi bilimsel alanına sahiptir. Bu sebeple diğer İslâm bilimlerinden farklılaşan kendine özgü bilimsel yöntemleri kullanmak zorundadır. Tasavvuf da dinî kaynakların yorumlanması hakkında sahiptir. Sûfîler, İslâm'a, zâhirî uygulamalardan ve hukuk kurallarından daha etkili ve içe işleyen bir yaklaşım göstermektedirler. İkinci olarak sorun tasavvufun kaynakları ile ilgilidir. Serrâc'a göre tasavvufun kökleri Hz. Peygamber'e uzanır ve Serrâc fıkıh ya da diğer İslâm ilimlerinde olduğu gibi tasavvufun da öncelikli kaynağının Kur'ân-ı Kerim olduğu görüşündedir. Fıkıh insan davranışlarının bâtınî yönünü ele almaz. Bu yüzden tasavvuf bir tür fıkh-ı bâtın sayılabilir. Üçüncü olarak Serrâc sûfîlerle İbâhiyye'nin arasını kesin bir şekilde ayırır. Serrâc İbâhiyye'nin dinî yükümlülükeri hafife almasına karşılık tasavvufun yoğun dinî pratiklere dayandığının altını çizer.Neticede bir İslâm bilimi olarak tasavvuf iki önemli gruba karşı kendini ortaya koymuştur. Serrâc ulemâya karşı tasavvufun bir bilim olduğunu savunur. Diğer yandan da sûfîlerle sapkın grupların arasındaki kesin ayrımı ortaya koyar.