Gelenekten Geleceğe: Suudi Arabistan'da Eğitim Yapılarında Pasif Soğutma Stratejilerinin Yeniden Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZINA AL NAMA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Selahattin Ersoy
Eş Danışman: Enes Yaşa
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Geçmişten günümüze mimari tarzlar, toplumların kentsel gelişimini ve çevresel koşullara uyum sağlama biçimlerini yansıtan önemli göstergelerden biri olmuştur. İnsanlar tarih boyunca bulundukları coğrafyanın iklimine ve doğal koşullarına uygun barınaklar inşa etmeyi amaçlamışlardır. Özellikle sıcak ve kurak çöl bölgelerinde bu durum hayati bir önem arz etmektedir. Bu bölgelerde yüksek sıcaklıklar ve zorlu iklim koşulları karşısında insanlar, hem kendilerini korumak hem de termal konfor sağlamak amacıyla iklim dostu çeşitli mimari stratejiler geliştirmişlerdir. Geleneksel yapılar, bu bağlamda yüksek düzeyde sürdürülebilirlik, çevresel uyum ve doğal kaynaklardan yararlanma kabiliyeti ile öne çıkmaktadır. Toprak, taş ve bitkisel lifler gibi yerel ve bol bulunan malzemeler, bu yapıların temel unsurlarını oluşturmakta; bu malzemeler sağladıkları etkili ısı yalıtımı ve hava akışı düzenlemesi sayesinde yapının iç sıcaklığını dengeleyerek kullanıcılarına üstün bir termal konfor sunmaktadır. Ancak günümüzde, modern mimarinin gelişimi ve geleneksel yapılardan bazı unsurların benimsenmesine yönelik çabalara rağmen, modern binalar hâlâ termal konfor ve sürdürülebilirlik açısından çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır. Çoğunlukla estetik kaygılar ve modern mühendislik yöntemlerine odaklanılması nedeniyle iklim ve çevresel faktörlerin önemi kimi zaman göz ardı edilmektedir. Bunun sonucunda modern yapılar, geleneksel örneklerine kıyasla hem daha az sürdürülebilir olmakta hem de ideal termal konforu sağlama konusunda yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle, modern mimari uygulamalarda geleneksel stratejilerin yeniden değerlendirilerek çağdaş tasarım teknikleriyle bütünleştirilmesi gerektiği önemle vurgulanmaktadır. Böyle bir yaklaşım, özellikle çöl iklimine sahip bölgelerde inşa edilen modern yapılarda sürdürülebilirlik ve termal konfor düzeyinin yükseltilmesine katkı sağlayabilecektir. Bu çalışma, sıcak ve kurak çöl bölgelerinde geleneksel mimariden esinlenen pasif soğutma stratejilerinin yeniden canlandırılma ve etkinleştirilme potansiyelini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, özellikle Suudi Arabistan Krallığı'nda iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar ve enerji yoğun mekanik iklimlendirme sistemlerine olan giderek artan bağımlılık bağlamında, söz konusu stratejilerin çağdaş mimaride uygulanabilirliğini değerlendirmeye odaklanmaktadır. Bu kapsamda, sıcak-kurak iklim bölgelerine özgü geleneksel mimari stratejilere ilişkin kapsamlı bir literatür incelemesi yapılmış ve bunu takiben Riyad'daki çağdaş bir okul binası modelinde pasif soğutma yöntemlerinin etkinliğini ortaya koymaya yönelik uygulamalı ve analitik bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma kapsamında tasarlanan okul modelinin termal performansı, farklı tasarım özelliklerine sahip 10 konfigürasyon altında değerlendirilmiş ve analizler DesignBuilder yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Söz konusu konfigürasyonlar, yılın farklı dönemlerini temsil eden yedi ayrı kriter üzerinden incelenmiştir: yıllık ortalama koşullar, en sıcak ay, en az sıcak ay,en sıcak dönem, en sıcak gün, en az sıcak gün ve elektrik tüketim. Bu analizler, modern yapılarda geleneksel pasif soğutma stratejilerinin çağdaş koşullarda nasıl bir etki ortaya koyabileceğini belirlemeye katkı sağlamaktadır. Analiz ve simülasyon sonuçları, geleneksel pasif soğutma stratejilerinin bazı modern teknolojilerle birleştirilmesinin, Riyad'ın sıcak çöl iklimindeki eğitim binalarında termal performans ve konforun iyileştirilmesine açıkça katkıda bulunduğunu göstermiştir. Bu stratejiler arasında, mimari gölgelik ve Low-E çift camlar, iç mekan sıcaklıklarını düşürmede ve termal konfor değerlerini (PMV ve PPD) artırmada en etkili unsurlar olmuştur. Doğal havalandırmaya güvenilmesi ve dış duvarlarda tuğla kullanımı, incelenen tüm senaryolarda bina verimliliğinin artmasına katkıda bulunmuştur. Ayrıca, güneş bacaları ve ısı yalıtımının, sıcak koşullarda bile iç mekan çevre kalitesini iyileştirmede önemli bir rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar, geleneksel çözümler ve modern teknolojilerin dengeli bir şekilde bir araya getirilmesinin, mekanik klima sistemlerine olan bağımlılığı azaltırken konforlu ve enerji açısından verimli bir eğitim ortamı sağlayabileceğini ve çöl bölgelerindeki iklim zorluklarının ele alınmasında önemli bir adım teşkil ettiğini göstermektedir.