Yeni gerçekçilik ve temsil: Yves Kleın'in sanat anlayışı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NECDET DEMİREL

Danışman: SEDA YAVUZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanlık tarihi, başlangıcından günümüze kadar birçok farklı aşamadan geçmiştir. Bu aşamalar bazen savaş, afetler gibi olaylardan kaynaklanırken bazen de toplumda köklü değişikler yapabilecek keşifler, endüstriyel devrimler olabilmektedir. Batı dünyasında 19. yüzyılda meydana gelen değişimler toplumsal, siyasal ve ekonomik başlıklar altında toplanabilecek devrimsel yeniliklerdir. Makineleşme kırsaldan kentlere göçe neden olmuş bu durum kentte yaşayan insanlar arasında sınıfsal kutuplaşmalara yol açmıştır. Endüstriyelleşme ile başlayan kapitalist düzen tüketim kültürü üzerinde büyük etkiler yaratmıştır. Tüketim kültürü üzerinden yaşanılan değişimler ile hızla artan kitlesel iletişim farklı sanat akımlarının ortaya çıkmasına zemin oluşturmuştur. 19. yüzyılın sonu birçok –izm akımlarının iç içe geçtiği bir dönem olmuştur. Rönesans'tan beri sürekliliğini koruyan akademik sanat anlayışı bu dönemde Empresyonizm ile birlikte sona yaklaşır. Empresyonizm ile birlikte, resmin, nasıl olması gerektiği hakkındaki biçimsel yönlü sorgulama plastik sanatlarda modernizmin başlangıcı olarak kabul edilir. Görünen doğa sanat için artık önemini yitirmeye başlamıştır. 20. yüzyılın ilk dönemi özellikle Dada akımının yıkıcı anlayışıyla geçmiş dönem ile hesaplaşma içinde olmuştur. Ayrıca, Dada akımıyla birlikte "ready made" kavramı ortaya çıkmış her türlü malzemenin sanat öğesine dönüşümün yolu açılmıştır. Yüzyılın ikinci yarısında uygulamalı sanatlarda büyük gelişmeler yaşanır. Happening, Fluxus, Performans Sanatı, Yeni Gerçekçilik gibi adlar altında yeni akımlar ortaya çıkar. Bu dönemin akımları sadece resim ve heykele karşı farklı teknik ve malzemeler bulmakla yetinmemiş, sanatçının ve izleyicinin rolü ile sanat nesnesinin durumunu yeniden değerlendirmişlerdir. Sanatın malzemesi kimi zaman sanatçının kendi bedeni, kimi zaman seri üretim nesneleri olmuş, dönemin sanatçıları kendilerini ifade etmek için her türlü disiplinleri kullanmışlardır. Bu dönem yapıtların çoğu kısa ömürlüdür ve kalıcı bir sanat yapıtı olmaktan çok geçiciliği vurgulayan eserlerdir. Nesneden ziyade kavramın, düşüncenin ön planda olduğu bu dönem eserleri satın alınamadıklarından, aynı zamanda sanatın burjuvanın tekelinde ticari bir meta olmasının da önüne geçilmiş olmuştur. Tüm bu süreçler içerisinde 1960'lı yıllarda ortaya çıkan Yeni Gerçekçilik akımı hayat ile sanat arasındaki sınırı yok etmiş istemiş, gerçeğin algılanmasına yeni bir anlayış getirmeyi hedeflemiştir. Temsile dayalı ifadenin izleyiciye koymuş olduğu mesafeyi kaldırmak istemişlerdir. Yeni Gerçekçi sanatçılar, sanat yapıtının eşlik ettiği fikrin aşamalarını sanatsal çalışmanın bir öğesi olarak görmüşlerdir. Çalışma bu şekliyle gerçekçiliğin sanatın bir görme biçimi olan doğanın temsiliyetinden, sanatın deneyimleyerek parçası olma durumuna geçişini örnekler üzerinden tartışacaktır. Anahtar Kelimeler: Gerçekçilik, Yeni Gerçekçilik, Temsil, İfade, Nesne, Mekân, Modernizm