SEMİH KAPLANOĞLU SİNEMASINDA SİNEMATOGRAFİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hasan Ramazan Yılmaz

Danışman: Şükrü Sim

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Film sanatı farklı biçimsel yaklaşımlardan, farklı anlatı türlerinden ya da anlatıyı reddeden bir perspektiften hareketle hayata geçirilebilir. Farklı düşünsel ve estetik yaklaşımlara dayanan filmlerin birbirlerinden ayrıştıkları önemli noktalardan biri sinematografileridir. Hareketli imgelerin film stokuna kaydedilmesi sürecini ifade eden sinematografi, filmin pozlanmasıyla imgelerin kaydedilmesi ve kaydedilen imgelerin tasarlanması süreçlerinde kullanılan kamera, lens, ışık ve kadraj gibi birçok farklı unsuru bir araya getirip görüntüyü bir bütün olarak yönetmektedir. Klasik anlatı sinemasının ortaya çıkmakta olduğu dönemden itibaren sinema tarihi boyunca anaakım sinema içerisinde imgeleri bir temsil aracı olarak tasarlayıp kaydeden sinematografi, 20. yüzyılın ortasında film düşüncesi ve film teknolojisindeki gelişmelerden yoğun bir şekilde beslenerek sinemada imgenin dolaysız bir varlık alanı bulmasına katkı vermeye başlamıştır. Görüntü yönetmenlerinin de yönetmenlerin düşünsel ve estetik arayışlarına belli ölçülerde ortak oldukları modern anlatı sinemasında görüntünün otonom bir yapı kazanması ve imgenin zamana açılmasında görüntü yönetimi oldukça belirgin bir faktör olmuştur. Semih Kaplanoğlu, Deleuze'ün zaman-imge tabiri ile açıkladığı bu sinema anlayışının örneklerinden birini sunmaktadır. Bu çalışma, Kaplanoğlu sinemasında sinematografik uygulamaların nasıl bir üslup oluşturduğunu, anlatı yapısı ve anlam üretimine nasıl katıldığını inceleyerek, görüntü yönetiminin filmlerde kurulan düşünsel ve manevi yapının oluşumundaki rolünü tespit etmektedir.