Davranışsal Varlık Fiyatlama Modelinin Borsa İstanbul'da Test Edilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, İşletme Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Büşra Aydemir

Danışman: Erdinç Altay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Finansal piyasalarda yatırımcı davranışının, varlık fiyatları üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, klasik varlık fiyatlama modelleriyle açıklanamayan varlık getirilerini yatırımcı davranışını dikkate alarak davranışsal varlık fiyatlama modeliyle açıklamaktır. Çalışmada Ramiah ve Davidson'un önerdiği, gürültüye dayalı işlem yapanların riskini dikkate alan Davranışsal Varlık Fiyatlama Modeli (DVFM), Dinamik İşlem Hacmi Endeksi (DİHE) kullanılarak test edilmiştir. Bunun yanı sıra literatürde sıklıkla yatırımcı duyarlılığının göstergesi olarak kullanılan Yatırım Ortaklığı İskontosu Endeksi (YOİE) ve Barberis, Mukherjee ve Wang'ın çalışmalarında Tversky ve Kahneman'ın Beklenti Teorisi Değeri'ni temsilen kullandıkları "TK" değişkeni de test edilmiştir. Modeller test edilirken Fama-Macbeth iki aşamalı regresyon yöntemi kullanılmıştır. İlk aşamada beta katsayılarını tahmin etmek için 01.01.2009-31.05.2022 tarihleri arasında örneklemde yer alan hisse senetlerinin aşırı getiri oranlarıyla BİST-Tüm endeksinin aşırı getiri oranları arasındaki zaman serisi regresyonları tahmin edilmiştir. İkinci aşamada ise tahmin edilen betaların beklenen getirilerle yatay kesit regresyonu gerçekleştirilmiştir. DİHE oluşturulurken işlem hacmi ortalama işlem hacminden yüksek olan 158 adet hisse senedi, YOİ oluşturulurken 10 adet Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı ve TK değişkeni oluşturulurken 239 adet hisse senedi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda DVFM'nin ve TK değişkeninin varlık fiyatlarının beklenen getirileri üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu, yatırımcı duyarlılığını ölçmede ve yatırımcı davranışını açıklamada referans göstergeler olarak kullanılabileceğine dair ampirik bulgulara ulaşılmıştır. Bunun yanında YOİE'nin ise beklenen getiriler üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.