Alman Ekspresyonist Dramasının Tarihsel, Düşünsel, Yapısal Bağlamda İncelenmesi ve İki Oyun Örneği


Tezin Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Devlet Konservatuvarı, Sahne Sanatları Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Simay Yılmaz

Danışman: Tufan Karabulut

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ekspresyonizm sanat akımının tiyatro alanına etkisi bağlamında 1. Dünya Savaşı öncesinde Alman İmparatorluğu'ndaki avant-garde sanatçılar arasında filizlenip yapılanan Alman ekspresyonist tiyatrosu, bu coğrafyadaki sanatsal alanı, etkinliğini yitirdiği 30'lu yıllara kadar başat şekilde etkilemiş; akımı bu coğrafyada takip eden Politik ve Epik Tiyatro gibi uygulamalara aktarılan etkisi bağlamında modern Alman tiyatrosunun karakteristik bileşenlerini oluşturmuş; Avrupa ve ABD tiyatrosuna yayılan etkisi bağlamında ise, genel çerçevede modern tiyatro kuramı, oyun yazımı ve sahneleme uygulamaları üzerinde etkili olmuştur. Ekspresyonist oyun yazımını ve bu bağlamda üretilen oyunlar bütününü ifade eden Alman ekspresyonist draması ise Ekspresyonizm sanat akımının tiyatroya nüfuz ettiği birincil alan olup; ekspresyonist sahneleme uygulamaları, bu dramanın önemsediği ve öncelediği unsurları gözeten sahneleme tekniklerinin yapılanması bağlamında ikincil olarak gelişmiştir. Bu bağlamda, modern tiyatroya Alman Ekspresyonizmi bağlamında birincil ve başat katkı sağlayan Alman ekspresyonist draması, bu tez çalışmasının araştırma odağı olarak seçilmiştir. Alman ekspresyonist dramasının içerisinde geliştiği 20. yüzyıl başındaki Avrupa toplumu, eşiksel bir süreç içerisindedir. Bu süreç, sanatsal alanda, sanat tarihinin en majör gerçek/karşı-gerçek çatışması karakterize olmuş; gerçekçiliğin farklı yönelimlerle esnetilmesi ve nihayetinde sanatsal ve toplumsal değişime yönelik eylemsel bir öz taşıyan avant-garde akımların ortaya çıkmasıyla ise tepe noktasına ulaşmıştır Söz konusu avant-garde akımlar, 19. yüzyılın Realizm ve Natüralizm gibi akımlar bağlamındaki materyal gerçekliğin birebir taklidini içeren gerçekçi yaklaşımını reddederek alternatif sanatsal yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Bu akımlardan biri olan Ekspresyonizm, modern toplumun 20. yüzyılın ilk yıllarında ön plana çıkan arazlarının bireyler düzleminde yarattığı olumsuz etkiye tepki olarak, toplumsal alanın bireyin iç dünyasında yarattığı hezeyanın dışavurumunu sanatsal üslubu olarak benimsemiştir. Alman ekspresyonist draması, işte bu tarihsel ve düşünsel arkaplana koşut olarak anlaşılmaya gebedir. Bu bağlamda, bu çalışma ile, modern tiyatronun öncü bileşenlerinden olan ekspresyonist tiyatro akımına ilişkin akademik literatüre akımın özünü oluşturan Alman ekspresyonist dramasına spesifik, derinlikli, araştırma odağının ele alınış boyutları bağlamında bütünsel ve disiplinlerarası çerçeveyle desteklenmiş bir çalışma ile katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında, ilkin Alman ekspresyonist dramasının tarihsel ve düşünsel arkaplanının anlaşılması; buna koşut gelişen sanat ve tiyatro düşüncesi ile Alman ekspresyonist dramasının düşünsel örüntüleri ile yapısal özelliklerinin incelenmesi; tarihsel arkaplana koşut tematik nüanslar bağlamında yapılanan dönemlerin saptanması, ve bu inceleme ışığında akımın farklı dönemlerinden seçilen iki ekspresyonist oyun örneğinin sunumu planlanmıştır. Çalışma, toplumsal arkaplanın akım üzerindeki başat etkisi sebebiyle, modern sosyal bilimin kurucularından Karl Marx, Max Weber ve Emile Durkheim'ın Alman ekspresyonist dramasının tarihsel arkaplanını oluşturan 20. yüzyılın ilk yıllarındaki 'modern toplum' yapısına ilişkin; modernitenin bireyler düzlemindeki etkisine yönelik "yabancılaşma", "rasyonalizasyon" ve "anomi" kavramları ile bu kavramlara ilişkin kuramlarından yararlanılarak, disiplinlerarası bağlamda boyutlandırılmıştır. Çalışmanın yöntemini ise, kavramsal ve kuramsal çerçevenin belirlenmesi; detaylı bir literatür taraması; dönem araştırması ve eser incelemesi; tarama, araştırma ve inceleme süreçleri sonucunda toplanan verinin alt başlıklar altında kümelenmesi ve dönemleri temsilen seçilen iki ekspresyonist drama eserinin, kümelenen bilginin izlek olarak kullanımı bağlamında incelenmesi ve sunumu oluşturmuştur. Çalışmada sırasıyla, modern toplum ve bireye ilişkin sosyal bilimsel kavramsal ve kuramsal çerçeveye, 19. yüzyıl gerçekçiliğinin sorgulanmasına zemin hazırlayan tarihsel ve düşünsel arkaplana, diğer avant-garde akımlar eşliğinde ortaya çıkan Ekspresyonizm sanat akımı ve bu akımın sanat ve tiyatro düşüncesine, akımın tiyatro sanatına tesir ettiği ilk alan olan Alman ekspresyonist dramasının düşünsel örüntüleri ile yapısal özelliklerine ve tarihsel arkaplana koşut dönemlerine yer verilmiş; bu dönemlerden seçilen iki oyun, "Von Morgens bis Mitternachts" (Georg Kaiser) ve "Draußen vor der Tür" (Wolfgang Borchert), çalışma boyunca inşa çerçeve bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Alman ekspresyonist dramasının tarihsel ve düşünsel arkaplanı hakkında bilgi edinilmiştir: Eserlerarası tekrar eden düşünsel örüntülerin yabancılaşma ve anlam arayışı teması; otorite eleştirisi ve jenerasyonlar çatışması; dönüşüm teması; modern topluma ilişkin kent, Kapitalizm, sahtelik ve yozlaşma temaları; bilim, endüstri ve savaşın yıkımı temaları; ve yerleşik sanat ve sanat çevresinin eleştirisi olduğu; bunların, maske, çığlık, kitle/kalabalık, gazete, din ve ölüm motifleri gibi motifler ile desteklendiği saptanmıştır. Yapısal özelliklerinin ise düşünce öğesinin birincil konuma yerleşmesi bağlamında şekillendiği anlaşılmış ve bunların episodik yapı ve "Stationendrama" formunun kullanımı; rüya atmosferi ve düş dramaturjisinin yaratımı; zamansallığın ve mekânsallığın kırılması ve "parabolik mekân" kullanımı; dekor ve ışıklamanın yorumcu haline gelmesi; oyun kişilerinde merkezde düşünce öğesini sırtlanan protagonistin bulunması; oyun kişilerinin simgesel ve işlevsel kullanımı; tüm oyun kişileri bağlamında düşünce öğesini ön plana çıkaran anonimite, evrensellik ve kapsayıcılık; farklı suretlere bürünen oyun kişilerinin kullanımı; anlatımda sözün ötesine geçiş; dil ve diyalogda uzun monologlar ile kısa konuşmaların bir arada kullanımının yarattığı karşıtlıklar estetiği; "Telegrammstil"; simgesel anlatım düzlemi; anafor kullanımı ve karışık sanat/yazı/medya formu olduğu tespit edilmiştir. Alman ekspresyonist dramasının, sübjektif dönem, geçiş dönemi ve toplumsal dönem adı verilen üç döneme ayrılabileceği tespit edilmiştir. Sübjektif ve toplumsal dönemden seçilen iki oyunun değerlendirilmesinde, eserlerin temelde bir ekspresyonist üslup birliğine sahip olduğu, ancak dönemlerine bağlı tematik ve yapısal farklılıklar gösterdikleri tespit edilmiştir. Eserlerin kavramsal ve kuramsal çerçeve bağlamındaki değerlendirmelerinde ise, ilk eserin Marx'ın "yabancılaşma" kuramı ile Weber'in "rasyonalizasyon" kuramı ile "demir kafes" metaforu bağlamında açılmaya elverişli olduğu; ikinci eserde ise Durkheim'ın "anomi" kuramına ilişkin "anomik" ruh hali ile "bencil intihar" kuramının örneklendiği tespit edilmiştir.