CD24/CD44 tiplemesi yapılan pankreatik adenokarsinom hücrelerinde kemoterapötik ajan maruziyeti sonrası hedef biyobelirteç analizi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ GÖKGÖZ
Danışman: Mehveş Poda
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gökgöz A. CD24/CD44 tiplemesi yapılan pankreatik adenokarsinom hücrelerinde kemoterapötik ajan maruziyeti sonrası hedef biyobelirteç analizi. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Genetik. Doktora Tezi. İstanbul. 2025 Pankreas duktal adenokarsinom (PDAC) kanser ilişkili ölümler arasında üst sıralarda yer alır. Hastaların genellikle ileri evrede tanı alması ve güncel tedavi yöntemlerinin sınırlı kalması nedeniyle PDAC vakalarında sağkalım oranı oldukça düşüktür ve çok sık şekilde kemoterapi direnci de gelişmektedir. Bunun sebeplerinden biri, standart tedavi ajanlarının (gemsitabin gibi) uygulamalarının hastalarda kısmı yanıt oluşturmasıdır. Bu nedenle, PDAC'da kemoterapi etkinliğini değerlendirmeye yönelik yeni biyobelirteçlerin tanımlanması oldukça önemli hale gelmiştir. Bu tez çalışmasında, gemsitabin (GEM) uygulanan PANC-1 hücre soyunda SRSF1 ile ULBP1 gen ekpresyon düzeylerinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Çalışma GEM-, GEM+ ve CD24⁺/CD44⁺ hücre alt popülasyonlarında gerçekleştirilerek analizler için qRT-PCR yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonuçları değerlendirildiğinde GEM+ uygulanan hücre grubunda SRSF1 gen ekspresyon düzeyinde ortalama 12 kat artış gözlenmiştir. Fakat bu artış istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır (p=0,10). Bireysel örnekler arasındaki geniş varyasyon, SRSF1 gen ekspresyonunun hücresel düzeydeki farklı mekanizmalara bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğini düşündürmektedir. ULBP1 gen ekspresyonunda ise yaklaşık 6 kat artış belirlenmiştir. Ancak bu değişim de istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,20). Benzer şekilde her iki gen içinde CD24⁺/CD44⁺ hücre alt popülasyonlarında heterojen dağılım gözlenmiştir. Sonuç olarak, çalışmadan elde edilen bulgular her iki gen içinde istatistiksel olarak anlamlı olmamasına rağmen SRSF1 ve ULBP1 genlerinin PDAC için biyolojik olarak potansiyel biyobelirteç olabileceği düşünülmektedir. Bu genlerin ilaç direnci, immün yanıt ve tümör gelişimi ile ilişkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için geniş örneklem sayıları ve farklı deneysel koşullar ile yapılacak araştırmalar gerekmektedir. Anahtar Kelimeler : Pankreas duktal adenokarsinom, Gemsitabin, SRSF1, ULBP1, Biyobelirteç