Biyopolitika ve psikopolitika perspektifinden neoliberal sağlığın yeniden üretilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA TEMİZ
Danışman: Güven Gürkan Öztan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Neoliberalizm, dirençliliği ve kendi varlığını yeniden üretebilme kapasitesi ile geçmiş ekonomik yapılardan farklı olarak özgün bir profil sergiler. Dahil olduğu her noktada mevcut yapısal dinamikleri kendi ihtiyaçlarına göre dönüştüren neoliberalizm sağlık konusunda da bir dizi dönüşümü beraberinde getirmiştir. İnsan hayatının temel dinamiği olduğu düşünüldüğünde sağlığın neoliberal ilkeler doğrultusunda geçirdiği dönüşümlerin analiz edilmesi önemli olmuştur. İnsan hayatının her alanında etkin rol oynayan neoliberal yapılanmanın hangi dinamikler ve iktidar teknikleri vasıtasıyla varlığını yeniden üretebildiği sorgulanmış; cevapların biyopolitika ve psikopolitikanın sunduğu düzlem üzerinden verilmesinin mümkün olduğu görülmüştür. Bu bağlamda neoliberal sağlık anlayışının yeniden üretilmesi konusunda biyopolitika ve psikopolitikanın rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Her iki teorik düzlem üzerine başta Michel Foucault ve Byung-Chul Han'ın analizleri olmak üzere literatürün önde gelen çalışmaları, toplumsal ve bireysel pratikler üzerinde biyopolitik ve psikopolitik unsurları görebilmeye imkân sunan alan araştırmaları, analizler, gözlemler ve karşılaştırmalar incelenmiştir. Bireylerin ve toplumun sermayenin ihtiyaçları uyarınca hareket etmesi söz konusu olduğunda bedenlerin biyopolitikasının ve ruhun psikopolitikasının hakim iktidar söyleminin yaygınlaştırılması, içselleştirilmesi, sürdürülmesi ve sağlığın kazandığı yeni anlamlar ile neoliberal sağlık tüketiminin teşvik edilmesi noktalarından başlayarak neoliberal sağlığın yeniden üretilmesine imkan yarattığı görülmüştür. Nihayetinde, neoliberalizmin insan varlığının bedensel ve ruhsal yapılanmasından beslendiği, bedenin ve ruhun optimize edilmesi, normalleştirilmesi, verimlileştirilmesi gibi ideallerle hakim sağlık söyleminin içselleştirildiği, sağlığın sektörel bir yapılanmaya bürünerek tıbbın ve bağlı unsurların anlamlarında dönüşümler olduğu tespit edilmiştir. Tüm bu dönüşümler neticesinde neoliberal sağlık aklının tüketim pratikleri üzerinden yeniden üretildiği ve sağlık tüketiminin normlaştırıldığı, bu tekniklerle neoliberalizmin devamlılığının sağlandığı sonucuna varılmıştır.