Behçet Hastalarında Dentritik Hücre ve Doğal Öldürücü Hücre Etkileşimi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Aydın Karabulut

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Günnur DENİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Behçet hastalığı tekrarlayan ağız ve genital bölge yaraları, üveit, eklemler, deri, merkezi sinir sistemi ve gastrointestinal sistemi tutan multisitemik otoenflamatuvar bir hastalıktır. Behçet hastalığının etyolojisi tam olarak aydınlatılamamasına rağmen genetik yatkınlığı olan insanlarda mikrobiyal bir ajanın veya çevresel faktörlerin bir takım immünolojik bozukluklar oluşturarak hastalığı tetiklediği en kabul gören hipotezdir. Dentritik hücreler (DH) ve doğal öldürücü (NK) hücreler doğuştan gelen bağışıklık sisteminin önemli efektör hücreleridir. Erken faz bağışıklık cevabında bu iki hücrenin karşılıklı etkileşimi birçok çalışmada rapor edilmiştir. Bu karşılıklı etkileşimde DH ler NK hücre fonksiyonlarını etkilerken, NK hücreleri de DH ler üzerine düzenleyici etkiler göstermektedirler. Aynı zamanda NK hücreleri DH lerin olgunlaşmasını etkilemektedir. Bu çalışmada Behçet hasta kan örneklerinden elde edilen monosit kökenli dentritik hücrelerle NK hücreleri arasındaki etkileşim incelenmiş ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırılmıştır. Behçet hasta ve sağlıklı bireylerden alınan periferik kan örneklerinden elde edilen monositler IL-4, GM-CSF farklılaşma faktörleriyle monosit kökenli dentritik hücrelere dönüştürülmüş, yine Behçet hastası ve sağlıklı kontrollerin periferik kanlarından ayrılan NK hücreleri farklılaştırılan dentritik hücrelerle ortak kültüre alınmıştır. Kültür sonucunda NK yüzey belirteçleri KIR3DL1 ve NKp30, hücre içi IFN-γ ve IL-10 düzeyleri saptanmıştır. NK hücrelerinin dentritik hücre farklılaşmasına etkisi, monosit kökenli dentritik hücre farklılaşma belirteçleri olan CD14, CD209 ve CD83 düzeyleri ile belirlenmiştir. İstatistiksel analizlerde ölçülen parametreler açısından bir farklılık saptanmamıştır.