Zamansal yükün failleri olarak bekleyen göçmenler üzerine etnografik bir araştırma
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: WASEEM AHMAD SIDDIQUI
Danışman: İzzet Duyar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Beşerî bilimler, 'uzun' dönem anlatılarıyla yapılan çalışmaları her zaman övdü, ancak gündelik hayatta karşılaştığımız bir olayın 'kısa' anında yaşanan belirsizlik, uzun bir bekleyişin ardından gelen tekinsiz umudu ya da reddedildikten sonra sabrın katlanma etkisini bir şekilde görmezden geldi. Bu 'kısa' bir zaman diliminde gerçekleşen olaylar, mültecilerin genel olarak maruz kaldıkları içerme veya dışlama kararlarıyla onları tek başlarına yüzleşmeye bırakır. Böylesine bir belirsizliğin olduğu bir zamanda bir zamansal yükün olduğu söylenebilir. Göçmenlerin bu belirsiz zamanın etkisini ciddiye aldığımızda, göç anlayışımızı ve onu inceleme şeklimizi nasıl değiştirebilir? Bu araştırma, göçmenlerin "bekleme" sürecini zamansal bir olgu olarak incelemektedir. Bu olgular, göçmenlerin belirsizlik, endişe ve umutla nasıl şekillendirdiğini derinlemesine araştırıyor. Bu bağlamında, İstanbul'da gerçekleştirdiğim etnografik saha çalışmasından yola çıktım. 7 Suriyeli, 3 Afgan ve 1 Pakistanlı olmak üzere toplam 11 göçmenle görüşmeler yaptım, görüşmecilerin hayat hikâyelerini derinlemesine konuşma fırsatı buldum. Saha çalışmasını, göçmenlerle yapılan nitel görüşmeler ve derinlemesine mülakatlar aracılığıyla gerçekleştirdim. Araştırma, saha çalışmasıyla elde edilen bulguları etnografik/otoetnografik deneyimleriyle birleştirmektedir. Araştırma bulguları, beklemenin yalnızca bireysel bir deneyim olmadığını, aynı zamanda devlet politikaları ve sosyal yapıların şekillendirdiği çok boyutlu bir süreç olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, bekleme süreci göçmenlerin hafızalarında silinmez bir iz bırakmakta ve gelecekle ilgili belirsizlik ve varoluşsal kaygıların bir yükü haline gelmektedir. Bu, devletin zorunlu bekleme uygulamalarıyla daha da derinleşmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, bekleme olgusunun göçmenlerin hayatlarında nasıl yer aldığını derinlemesine gözlemleyerek göç araştırmalarına zamansallık perspektifinden katkı sağlamaktadır.