Ventilatörle ilişkili pnömonilere neden olan etkenlerde biyofilm oluşumunun ve biyofilm tabakalarına etkili antibiyotiklerin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL SADIÇ
Danışman: Mustafa Oral Öncül
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Giriş ve Amaç: Bu çalışmada ventilatörle ilişkili pnömoni (VİP) tanısı almış yoğun bakım ünitesi (YBÜ) hastalarında, risk faktörlerinin, klinik bulguların ve prognozun değerlendirilmesi; endotrakeal aspirat (ETA), bronkoalveoler lavaj (BAL) gibi alt solunum yolu örneklerinde üreyen bakterilerin dağılımının, antibiyotik duyarlılıklarının ve biyofilm oluşturma yeteneklerinin belirlenmesi; çeşitli antibiyotiklerin, VİP etkenlerinin oluşturduğu biyofilm tabakasına karşı tek başına ve kombinasyon halindeki etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Genel ve Travma Acil YBÜ'lerinde 1 Nisan 2016-31 Mart 2017 tarihleri arasında en az 48 saattir mekanik ventilasyon altında olan 18 yaş üzeri hastalar, Centers for Disease Control and Prevention (CDC) ölçütleri doğrultusunda VİP gelişip gelişmediğine göre ikiye ayrıldı. Bu hastalarda ETA'da ≥105 cfu/ml veya BAL'da ≥104 cfu/ml olarak üreyen ve VİP etkeni olarak değerlendirilen bakteriler, klasik biyokimyasal yöntemler kullanılarak tanımlandı. Bu bakterilerin antibiyotiklere duyarlılıklarının belirlenmesinde disk difüzyon yöntemi, Etest® ve sıvı mikrodilüsyon yöntemleri için European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing (EUCAST) tarafından belirlenen zon çapları ve minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleri kullanıldı. Bakterilerin biyofilm oluşturma yetenekleri mikroplak yöntemiyle gösterildi. Antibiyotiklerin biyofilm üzerine tek başına etkinliği, minimum biyofilm inhibe edici konsantrasyon (MBİK) ve minimum biyofilm eradike edici konsantrasyon (MBEK) belirlenerek; kombinasyon halinde etkinliği ise dama tahtası ("checkerboard") ve zamana bağlı öldürme ("time-kill") yöntemleriyle gösterildi. Bulgular: Çalışmaya 177 hasta dahil edildi. Bunların 71 (%40.1)'inde VİP geliştiği tespit edildi. VİP gelişen hastalarda YBÜ'de kalış süresi, ortalama 29 (3-107) gün iken, bu süre VİP gelişmeyen hastalarda 12 (3-70) gün olarak bulundu (p<0.001). Ventilasyon süresi, rektal karbapeneme dirençli K. pneumoniae (KDKp) kolonizasyonu ve sigara kullanımı, VİP gelişimi için risk faktörü olarak bulundu (sırasıyla "Odds ratio", OR: 1.07, 4.93, 3.89; %95 Güven aralığı, GA: 1.02-1.12, 2.09-11.64, 1.68-8.93). Yaş, SOFA skoru ve rektal KDKp kolonizasyonunun, VİP gelişen hastalardaki mortalite için risk faktörleri olduğu saptandı (sırasıyla OR: 1.15, 1.60, 15.21; %95 GA: 1.03-1.28, 1.05-2.43, 2.33-99.01). Etken olarak saptanan K. pneumoniae, Pseudomonas ve Acinetobacter suşlarının sırasıyla %94, %63.6 ve %100'ünün biyofilm oluşturduğu; meropenem, siprofloksasin ve kolistinin bu suşlara karşı saptanan MBİK ve MBEK değerlerinin, MİK değerlerinden en az 100 kat daha yüksek olduğu görüldü. Sinerji testi sonucunda serbest formlarda meropenem ve siprofloksasin kombinasyonunda "aldırmazlık" görülürken, biyofilm oluşturan suşlarda bu kombinasyonla aynı yöntemle "sinerjik etki" görüldü. Zamana bağlı öldürme yönteminde de sinerjik etki bu kombinasyon için Acinetobacter spp. ve K. pneumoniae suşlarında saptandı. P. aeruginosa, Acinetobacter spp. ve K. pneumoniae suşlarında zamana bağlı öldürme yöntemiyle meropenem-kolistin ve meropenem-siprofloksasinin farklı konsantrasyonlarında sinerjik etki tespit edildi. Sonuç: VİP gibi mortalite ve morbiditesi oldukça yüksek olan hastane infeksiyonlarının tedavisinde etken bakterilerin yüksek biyofilm yapma potansiyelleri göz ardı edilmemelidir. Hayatı tehdit eden ve bu bakterilerin neden olduğu infeksiyonların tedavi başarısı için biyofilm varlığının araştırılması, ayrıca antibiyotik duyarlılıklarının saptanması için MBİK ve MBEK değerlerinin araştırılması, daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bunları rutin laboratuvar şartlarında belirlemenin ve antibiyotik kombinasyonlarının biyofilm üzerine etkinliğini tayin etmenin güçlüğü göz önünde bulundurulduğunda, bunları test edilebilecek daha pratik yaklaşımların ve cihazların gerekliliği öne çıkmaktadır. Rutinde kullanılabilecek pratik bir yöntem, hem rasyonel antibiyotik kullanımına önemli katkı sağlayacak, hem de antibiyotik direnci gelişiminde olumlu sonuçlara neden olarak tedavi başarısını doğrudan etkileyecektir. Anahtar kelimeler: Ventilatörle ilişkili pnömoni, biyofilm, sinerji.