Ahlaki ikilemlere karar verme ile dindarlık ve bilişsel stillerin ilişkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVİL GÜMÜŞ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Simge Şişman Bal

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ahlaki karar vermeyi gerektiren durumlarda kişilerin birbirlerinden farklı kararlar verdikleri görülmektedir. Ahlaki karar vermedeki bu farklılıkların kişilerin dindarlık eğilimleri ve bilişsel stilleri açısından oluşan çeşitli bireysel farklılıklardan kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Örneğin, ilgili literatürde dindarlık ile ahlaki ikilemlere faydacı tepki verme eğilimi arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu yani kişilerin dindarlık seviyesi arttıkça daha fazla deontolojik kararlar verdikleri doğrultusunda bulgular bulunmaktadır. Diğer yandan ahlaki ikilemler hem akılsal bilişsel stilleri hem de akılsal düşünmeyi engelleyen ya da zayıflatan deneyimsel bilişsel stilleri içermektedir. Kişisel ahlaki ikilemlerde faydacı yanıt vermek için maliyet-fayda analizi yürütmek ve emosyonel tepkiyi baskılamak gerekmektedir. Bu doğrultuda daha fazla akıl yürütme becerisine ve eğilimine yani akılsal bilişsel stile sahip kişilerin, özellikle kişisel ahlaki ikilemlerde daha faydacı tepkiler vermeleri öngörülmektedir. Literatürdeki bulgular çerçevesinde bu çalışmanın temel amacı, kişilerin özellikle kişisel ve kişisel olmayan ahlaki ikilemlere ne doğrultuda (faydacı/deontolojik) karar verdiğini ve ahlaki karar verme ile dindarlık ve bilişsel stiller arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemini 18-26 yaş aralığında 169 üniversite öğrencisi (142 kadın, 27 erkek) oluşturmuştur. Araştırmaya gönüllü olarak katılan üniversite öğrencilerinin yaş ortalaması 21.28±1.65 yaş ve eğitim yılı ortalaması ise 14.44±1.09 yıldır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, katılımcılara kişisel ahlaki ikilemler içeren senaryolar, kişisel olmayan ahlaki ikilemler içeren senaryolar ve ahlaki olmayan ikilemler içeren senaryolar sunulmuş ve ardından bu senaryolara dair verilen sorulara evet ya da hayır şeklinde karar vermeleri istenmiştir. Çalışmada katılımcılara uygulanan diğer veri toplama araçları ise Katılımcı Bilgi Formu, Dini Yönelim Ölçeği ve Akılsal-Deneyimsel Bilişsel Stiller Ölçeği'dir. Katılımcıların ikilemlere verdikleri evet-hayır yanıtları ile ölçeklerden elde ettikleri puanlar analiz edilmiştir. Elde edilen veriler kapsamında 1- Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere karar verirken daha fazla zorlanacağı için kişisel ahlaki ikilemlere diğer ikilemlere göre (kişisel olmayan ahlaki ikilem, ahlaki olmayan ikilem) daha az evet yanıtı vermeleri, 2- Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtları ile Dini Yönelim Ölçeği'nden aldıkları içsel dindarlık puanları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olacağı ve dindarlık puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verecekleri evet yanıtının azalacağı, 3- Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtları ile Akılsal-Deneyimsel Bilişsel Stil Ölçeği'nden aldıkları akılsal boyut puanları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olacağı ve katılımcıların akılsal boyut puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verecekleri evet yanıtının artacağı beklenmiştir. Katılımcıların ikilemlere (kişisel ahlaki, kişisel olmayan ahlaki ve ahlaki olmayan) verdikleri yanıtlar incelendiğinde; kişisel ahlaki ikilemlere verilen toplam evet yanıtının (Ort.=1.15±1.28) kişisel olmayan ahlaki ikilemlere (Ort.=4.69±1.21) ve ahlaki olmayan ikilemlere verilen (Ort.=3.34±.86) toplam evet yanıtlarından anlamlı olarak (p.001) daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Kişiler, kişisel ahlaki ikilemlere yüksek deontolojik tepkiler ve düşük çoğunluğun yararına faydacı tepkiler vermişlerdir. Katılımcıların kişisel olmayan ahlaki ikilemlere ise daha fazla faydacı tepkiler verdikleri görülmektedir. Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere verilen toplam evet yanıtı ile Dini Yönelim Ölçeği'nin içsel dini yönelim alt ölçek puanı arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki (r= -.20, p<.05) saptanmıştır. Katılımcıların dindarlık puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtı azalmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda katılımcıların ikilemlere verdikleri yanıtlara göre dindarlık açısından gruplar arası karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla, tüm katılımcılar Dini Yönelim Ölçeği'nden aldıkları içsel dini yönelim alt ölçek puanlarının medyanın altında ve üstünde bulunma durumlarına göre iki gruba ayrılmıştır. Yapılan gruplar arası karşılaştırma bulguları, yüksek dindarlık eğilimi gösteren kişilerin (Ort.=.95±1.23), düşük dindarlık eğilimi gösteren kişilere göre (Ort.=1.35±1.34) kişisel ahlaki ikilemlere anlamlı olarak daha düşük evet yanıtı verdikleri (p.05) doğrultusundadır. Yüksek dindarlık eğilimi gösteren kişiler, düşük dindarlık eğilimi gösteren kişilere göre kişisel ahlaki ikilemlere daha deontolojik tepkiler vermişlerdir. Katılımcıların Akılsal-Deneyimsel Bilişsel Stiller Ölçeği'nin akılsal boyut puanları ile kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtı arasında marjinal anlamlılık düzeyinde negatif yönde bir ilişki (r= -.14, p= .07) saptanmıştır. Katılımcıların akılsal boyut puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtları sınırda anlamlılık düzeyinde azalmaktadır. Araştırmada elde edilen bu bulgular, ahlaki ikilemlere karar verirken kişisel ahlaki ikilemlerin diğer ikilemlere göre daha zorlayıcı ve verilen yanıtların daha deontolojik olduğu yönündedir. Ahlaki ikilemlere karar verme ile dindarlık arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve dindarlık eğilimi arttıkça verilen yanıtların daha deontolojik yönde olduğu gözlenmiştir. Ahlaki ikilemlere karar verme ile bilişsel stiller arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki elde edilememiştir. Anahtar Kelimeler: ahlaki karar verme, dindarlık, bilişşel stiller, ahlaki ikilemler, içsel dindarlık, akılsal bilişsel stil