Mimarlıkta Dil ve Anlam İlişkisinin Arkitekstiller Üzerinden Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Melike Işık
Danışman: Zeynep Yazıcıoğlu Halu
Özet:Tekstil ve mimarlık etkileşimi insanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri varlığını sürdürür. Tıpkı insan bedenini çevreleyen giysiler gibi, henüz yerleşik hayata geçmeyen toplulukların ikincil giysisi, beden duvarları tekstilden oluşan dokuma çadırlardır. Arkitekstiller, mimarlık ve tekstil arakesitindeki düşünme ve yapma yollarını tarifler. Tez çalışmasının amacı, arkitekstillerin mimari dil ve tektonik aracılığıyla anlam üretmedeki rolünü ve arkitektonik dili nasıl dönüştürdüğünü ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çalışmada doğrudan malzemeye referans veren daha dar anlamlı tekstil terimi yerine, tekstillerin mimari dile ve tektoniğe çeşitli şekillerde dahil edilişini tanımlayan arkitekstil terimi kullanılmıştır. Arkitekstiller, tekstiller aracılığıyla mimarlıkta teoriler geliştirilmesini, inşa süreçlerinde ve yapıda tekstilin malzeme ve metafor olarak kullanımını ve tekstil ürünleri ve tekniklerinden doğan terimlerin mimari tasarım ve üretim süreçlerinde yer almasını kapsar. Dolayısıyla mimarlıkta dil ve anlam tartışmalarına konu edildiklerinde, dilsel ve tektonik olmak üzere iki temel katmanda ele alınabileceği görülmüştür. Tez çalışmasında literatür araştırması yöntemi kullanılarak mimarlıkta dil ve anlam konusu ve arkitekstillerin dili ve anlamı kurmadaki rolüne dair çalışmanın kuramsal iskeleti oluşturulmuş; devamında örnek incelemesi yöntemiyle arkitekstillerin arkitektonik dil oluşumundaki rolüne dair okuma derinleştirilmiştir. "Mimarlıkta Dil ve Anlam" bölümünde mimarlık tarihinin çeşitli dönemlerinde dile ve anlama dair yaklaşımlar ele alınmış; özellikle modern ve postmodern dönemde yoğunlaşan dil ve anlam tartışmaları incelenmiştir. Çalışmanın devamında arkitekstillerin mimari dili ve anlamı ne şekilde dönüştürdüğü "Dilsel Katman" ve "Tektonik Katman" üzerinden okunmuştur. "Dilsel Katman" tekstillerin analojiler ve metaforlar yoluyla mimarlığın terminolojik diline, tasarım ve üretim süreçlerine sızarak dili ve anlamı kurmak üzere araçsallaşmasını konu etmektedir. "Tektonik Katman" ile tekstil malzeme ve teknikleri üzerinden, tekstilin materyal niteliklerinin arkitektonik dili dönüştürmesi, biçimsel ve sembolik unsurlarla dil ve anlam üretimine nasıl aracılık ettiği ele alınmıştır. Kuramla ortaya konan ilişkileri somutlaştırmak ve derinleştirmek için arkitekstillerin yer bulduğu araştırma projesi ve yapılar üzerinden örnek incelemesi yapılmıştır. İncelenecek örneklerin seçiminde, literatürde yer alan iki temel kırılma noktası belirleyici olmuştur. Bunlardan ilki 1988 yılı sonrasına işaret eden geç postmodern mekan teorilerinde mekan düşüncesinin değişim göstermesi sonucu, özgün nitelikleriyle tekstillerin yeni mekan paradigmasının ifadesi ve uygulaması için uygun malzemeler olması ve bununla birlikte arkitekstillerin mimarlık alanında kendine daha çok yer bulmasıdır. İkinci bir kırılma noktası ise bilgisayar teknolojileri ile dijital tasarım ve üretim alanındaki gelişmelerle birlikte 1990'lı yıllardan itibaren tekstile özgü niteliklerin NURBS (Düzgün olmayan rasyonel temelli eğri) yüzeyler ve sanal ağlar aracılığıyla mimarlık alanında daha belirgin bir şekilde kullanılır olmasıdır. Literatürde işaret edilen bu iki kırılma noktası referans alınarak seçilen örnekler üzerinden bir okuma yapılmış, mimari dil ve anlam ilişkisi "Dilsel Katman" ve "Tektonik Katman" bölümlerinde ele alınan unsurlar üzerinden değerlendirilmiştir.