Redüksiyon Mammoplasti Operasyonlarında İki Farklı Sıvı Yönetiminin Hemodinamik Sonuçlarının Karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEREN YILMAZ

Danışman: Ali Emre Çamcı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Redüksiyon mammoplasti operasyonu geçiren hastalarda intraoperatif sıvı yönetiminde rutin olarak kullandığımız ortalama arter basıncı (OAB) odaklı hemodinami kontrolü ile dinamik dolaşım parametrelerinden olan "atım hacmi varyasyonu (Stroke Volume Variation)" (SVV) bazlı denetimi karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: İstanbul Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi kliniğinde redüksiyon mammoplasti yapılacak 18-65 yaş arası ASA 1-2 statüsünde 40 hasta ile çalışma tamamlandı. Hastalar bilgilendirildikten sonra yazılı onamları alındı. Tüm hastalara radial arter kanülasyonu yapıldı. Hastalara 7ml/kg/saat hızında kristaloid infüzyonu başlandı. Grup OAB: OAB ≤ 65 mmHg ise 250ml kristolid bolus 10 dk içinde verildi. Buna rağmen OAB hala 65 mmHg altında ise 4mcg noradrenalin bolus yapıldı cevap alınamadığında ise 4mcg noradrenalin tekrarlandı. Daha sonraki süreçte OAB tekrar 65 mmHg altına düştüğünde yine 250 ml kristaloid 10 dakikada gidecek şekilde uygulandı, düzelmezse noradrenalin 4mcg iv verildi. Kaç kere hipotansif epizot yaşandığı ve yapılan girişimler kaydedildi. Grup SVV: SVV≥ % 14 olunca (OAB değerinden bağımsız) 250ml kristaloid 10dk içinde verildi. SVV %14'ün altına düşene kadar 250 cc kristaloid boluslar tekrarlandı. SVV 14 ün altına düşmesine rağmen OAB< 65 mmHg ise noradrenalin 4 mcg bolus yapıldı. Operasyon esnasında SVV %14 ün altında seyrederken OAB< 65 mmHg olursa 4 mcg noradrenalin bolus yapıldı. Bulgular: Birincil çıktı olarak, periperatif sıvı tedavisini atım hacmi değişikliklerini temel alan hedefe yönelik sıvı uygulamaları ( SVV grubu) ile ortalama arter basınç takibini temel alan standart sıvı uygulama (OAB grubu) yöntemleri arasında cerrahi bitiminde saptanan kardiyak indeks ve atım hacmi indeksi iki grup arasında benzer bulunmuş olup her iki grupta da gerek kalp debisi gerek atım hacmi indeksi bazal değerlere göre ameliyat bitiminde daha yüksek olarak saptanmış, ancak kardiyak indeks artışı sadece SVV grubunda istatistiki anlam kazanırken OAB grubunda ameliyat sonu CI yüksek ancak istatistik olarak anlamlı değil olarak saptanmıştır. Cerrahi bitimindeki CI değerleri SVV grubunda başlangıç değerine göre daha yüksek bulunurken, OAB grubunda farklılık saptanmamıştır. Sekonder çıktılardan ise; İntraoperatif sıvı tedavisinin şeklinden bağımsız olarak tüm hastalarda ameliyat sonu saptanan hemoglobin değeri preoperatif döneme göre düşük, laktat değeri ise yüksek olarak saptanmıştır. SVV grubunda postoperatif dönemde alınan kan gazındaki baz açığı değeri preoperatif dönemde alınan kan gazına göre yüksek saptanmışken, OAB grubunda istatiksel olarak anlamlı bir sonuç elde edilememiştir. Tüm hastalarda meme dokusu çıktıktan sonra alınan kan örneklerinde iNOS düzeyi meme dokusu çıkmadan önce alınan bazal değere göre daha yüksek saptanmıştır. Sonuç: Redüksiyon mammoplasti cerrahisi sırasında SVV'yi temel alan hedefe yönelik sıvı tedavisi ile OAB yi temel alan standart sıvı tedavisi karşılaştırıldığında, intraoperatif sıvı tedavisi SVV kılavuzluğunda yapılması standart tedaviye göre daha fazla sıvı verilmesiyle sonuçlanmış ve bu durum bu hastalarda kan basıncı ve kalp debisini daha iyi korunmasını sağlamıştır.