Düzensiz Göç ve Fuhuş Amaçlı Kadın Ticareti: Türkiye Örneği ve İsveç Modeli Üzerine Tartışmalar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Nezihat Bakar

Danışman: Serpil Çakır

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Son yirmi yılda uluslararası göç alanında eskisine göre farklı özelliklere sahip yeni eğilimler ortaya çıkmıştır. Soğuk savaşın sona ermesi, komünist rejimin çökmesi, etnik savaşlar gibi sosyal, politik, kültürel ve ekonomik değişiklikler Avrupa'da yeni göç hareketliliklerini beraberinde getirmiştir. Türkiye gibi göç veren ülke olarak bilinen bazı ülkeler göç almaya başlamışlardır. Göçün kadınlaşması uluslararası göçte meydana gelen diğer yeni eğilimlerdendir. Türkiye, çevre ülkelerdeki siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak göç almaya başlamıştır. Sovyetler Birliği'nin çöküşü ile birlikte Doğu Avrupa ve eski Sovyet Ülkelerinden çok sayıda kadın turist olarak Türkiye'ye giriş yapmıştır. Türkiye'ye yönelik uluslararası göçün kadınlaşması 1990'larda bavul ticareti ile başlamış ve seks/eğlence sektörü, ev içi hizmet ve bakım hizmeti gibi diğer sektörlerdeki artışla kendini göstermiştir. Daha iyi bir iş ve yaşam koşullarına sahip olabilmek için göç eden kadınlar, bu süreçte cinsel hizmete yönelik erkek talebini karşılayan seks sektörüne kadın sağlayan tacirlerin tuzaklarına düşmektedir. Tam rakam bilinmemekle birlikte her yıl bir milyon kadın ve kız çocuğun fuhuş amaçlı ticareti yapılmaktadır. Devletlerin artan derecede sınırlayıcı göç politikaları kadın göçmenleri farklı stratejiler aramaya itmekte ve kadınları tacirlerin sömüsüne açık hale getirmektedir. Diğer taraftan kapitalizmle birlikte farklı tezahürler altında kendini gösteren ataerki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretmekte ve kadının ezilen aşağı konumunu devam ettirmektedir. Fuhuş sektörü, ataerkinin kadın bedeni ve cinselliği üzerinden iktidarını güçlendirdiği alanlardan bir tanesidir. Fuhuş amaçlı kadın ticareti, erkeklerin cinsel hizmetlere olan talebini karşılayan fuhuş sektörüne kadın tedarik etmektedir. Kadın ticareti ile mücadelede cinsel hizmetlerin satın alınmasını yasaklayan İsveç Modeli, fuhuş sektörünün varlığını, fuhuş amaçlı kadın ticaretinin temel nedenlerden biri olarak kabul eder. Fuhuşu bitirmeyi amaçlayan bu model temel olarak fuhuşa yönelik erkek talebinin bitirilmesine ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasına odaklanmaktadır. Cinsel hizmetlerin satın alınmasını yasaklayan bu modelin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, gelir dağılımı eşitsizliğinin çok yüksek; yabancı fuhuşun yasak olmasına karşın çok yaygın olduğu Türkiye'de uygulanması mümkün olabilir mi ?