Konjenital Adrenal Hiperplazi Dışı Primer Adrenal Yetmezlik Hastalarının Uzun Dönem Klinik ve Laboratuvar Bulgularının Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜLYA KAHRAMAN
Danışman: Şükran Poyrazoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çocuklarda primer adrenal yetmezliğin (PAY) en sık sebebi konjenital adrenal hiperplazidir (KAH). Çok daha nadir görülen KAH dışı PAY sebeplerinin ayrıntılı incelemesi tıbbi literatürde oldukça kısıtlıdır. Çalışmamızda KAH dışı PAY tanısı ile kliniğimizde takip edilen hastaların klinik ve laboratuvar açıdan uzun dönem takiplerini değerlendirerek çeşitli etiyolojilerin başvuru bulgularının karşılaştırılması, uzun dönem puberte ile büyüme ve gelişme eğrilerinin takibi, tedavi yanıtlarının değerlendirilmesi ve adrenal kriz sıklıklarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Polikliniği'nde Ekim 1994 ve Ekim 2022 tarihleri arasında KAH dışı PAY tanısı alan ve izlenen hastaların dosyaları geriye dönük incelendi. Çalışmaya alınan hastaların poliklinik dosyalarından başvuru yaşı, cinsiyeti, PAY etiyolojisi, öz ve soygeçmiş özellikleri, antropometrik ölçümleri, fizik muayene bulguları, laboratuvar sonuçları, radyolojik görüntüleme, genetik analiz sonuçları, uzun dönem puberte ile büyüme ve gelişme izlemi, eşlik eden diğer endokrinolojik durumlar, adrenal kriz sıklığı kaydedildi. Bulgular: KAH dışı PAY tanısı ile izlenen 64 hastanın büyük çoğunluğunda PAY sebebi lipid metabolizma bozuklukları (n=24, %37,5) ve adrenokortikotropik hormon (ACTH) duyarsızlı-ğıydı (n=18, %28,1). Altı hastada (%9,4) X'e bağlı doğumsal adrenal hipoplazi, 4 (%6,3) hastada mitokondriyal bozukluklar, 3 hastada (%4,6) otoimmün yıkım ve 1 hastada (%1,6) ilaca bağlı adrenal yıkım saptanmıştı. Sekiz hastanın ise (%12,4) altta yatan PAY sebebi belirlenememişti. Kadın/erkek oranı 1/4,3'tü. Hastaların %51,6'sında akraba evliliği vardı. Semptom başlangıç yaşı ortalama 3,89 +/- 4,15 yıl (ortanca: 2,33; dağılım: 0 -12,4 yıl) idi. En sık görülen semptom (%45,3) gastrointestinal bulgulardı. Hastaların %60,9'unda ciltte hiperpigmentasyon mevcuttu; 28 hastada (%43,8) tanı anında adrenal kriz vardı. Hastaların PAY tanı yaşı ve başvuru kortizol düzeyleri azaldıkça tanıda adrenal kriz saptanma ihtimalinin arttığı görüldü. On sekiz hastaya (%28,2) glukokortikoid tedavisine ek olarak mineralokortikoid tedavisi de başlanmıştı. Hastaların %40'ının (n=26) tanı anı dışında, takipte oldukları süre boyunca en az bir kere adrenal kriz sebebi ile parenteral glukokortikoid tedavi alması gerekmiştir. PAY tanı yaşı düştükçe takipte adrenal krize girme riskinin arttığı bulunmuştur. Mortalite, %18,8'dir (n=12). Sonuçlar: KAH dışı etiyolojiler çocuklardaki PAY sebeplerinin %25-30'unu oluşturmaktadır ve bu etiyolojiler genellikle çok çeşitli multisistemik klinik bulgular oluşturan genetik sebeplerdir. Klinik semptomların erken tespiti, spesifik teşhisin konulması ve tedavinin erkenden başlanması ölüm oranlarını düşürmede önemlidir. Aynı zamanda etiyolojiyi belirlemek; olası ko-morbiditeleri tahmin etmek ve çocuğun ailesine prognoz ile ilgili danışmanlık vermede de yardımcı olur. Hastalarımızın %87,6'sında klinik ve genetik analizlerle primer etiyoloji saptanabilmiştir. Primer etiyolojisi bulunamayan diğer hastalarda ise spesifik bir tanı için ileri moleküler analizler kullanılabilir.