Avrupa Birliği'nin Göç Politikaları ve Türkiye
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Fahrettin Tepealtı
Danışman: Mesut Doğan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Küreselleşmenin en önemli sonuçlarından biri de dünyadaki her türlü hareketliliği artırmasıdır. Bu bağlamda insan hareketliliği de tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğunlaşmış ve sorunlu bölgelerdeki insanlar daha iyi bir yaşam umuduyla müreffeh bölgelere yönelmiştir. Günümüzde Asya ve Afrika'nın çeşitli sıkıntılarla mücadele eden ülkelerinden çıkan göçmenlerin mevcut imkânlarından dolayı AB ülkelerine ulaşmaya çalışması bu duruma en çarpıcı örnektir. Bu nedenle günümüzde tamamına yakını düzensiz göç statüsünde yer alan bu insan hareketliliğinin yönetimi, AB için temel öncelik halini almıştır. Türkiye, göç üreten sahaları hinterlandında barındıran coğrafi konumu nedeniyle AB'nin düzensiz göç yönetimi için vazgeçilmez bir ortaktır. Diğer taraftan Avrupa ülkelerindeki 5 milyonu aşan Türk göçmenin varlığı da Türkiye ile AB arasındaki göç temelli başka bir ortak paydayı teşkil etmektedir. Dolayısıyla göç politikaları, 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun bir ortağı olarak başlayan ve 2005 yılı itibariyle tam üyelik müzakerelerinin yürütüldüğü bir aday ülkeye dönüşen Türkiye'nin AB yolculuğunda her zaman özel bir öneme sahip olmuştur. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin son dönemde çok büyük oranda düzensiz göç yönetimi temelinde sürdürüldüğü görülmektedir. Özellikle 2011 yılında başlayan Suriye krizi sonrasındaki düzensiz göçler, Türkiye-AB ilişkilerinin merkezinde yer almakta ve bu durumun önümüzdeki dönemde de değişmesi beklenmemektedir. Bu gerçekten hareketle göç politikalarının Türkiye-AB ilişkilerindeki ağırlığını koruyacağını söylemek rahatlıkla mümkündür.