Tek böbrek tanısı ı̇le ı̇zlenen hastaların uzun süreli takibi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA ECE ATİK
Danışman: Bağdagül Aksu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Fonksiyon gören tek böbrek (FTB), böbreğin tek taraflı olarak anatomik veya fonksiyonel yokluğu olarak tanımlanır. Genel popülasyonda prevalansı 1/1000 olduğu tahmin edilen oldukça sık görülen bir durumdur. Tek böbrekli çocuk hastalar yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde albüminüri, hipertansiyon (HT) ve kronik böbrek hastalığı (KBH) geliştirebilirler. Fonksiyon gören tek böbrek son dönem böbrek yetersizliği (SDBY) ve KBH'nin çocuk ve genç erişkinlerde önemli bir nedenidir. Bu artmış renal hasar riski glomerüler hiperfiltrasyon ve genetik ve/veya çevresel etkenlerin böbrek gelişimi üzerine etkisi ile açıklanabilmekle birlikte tek böbrekli çocukları KBH ve SDBY gelişiminden korumak önemlidir ve multidisipliner yaklaşım gerektirmektedir. Amaç: Çalışmamızda konjenital ve edinsel tek böbrekli çocukların böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek, tek böbrek nedeniyle gelişme sıklığından artış olan proteinüri ve HT sıklığını, tek böbrek etiyolojisi ile renal hasar ilişkisini, renal hasar ile ilişkili diğer faktörleri belirlemek ve normal böbrek fonksiyon testlerine sahip olsalar bile renal hasar açısından yüksek risk altındaki çocukları ayırt etmek amaçlanmıştır. Yöntem: İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalında en az bir yıl takip edilmiş tek böbrek tanılı hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların tıbbi kayıtlarından son kontrollerindeki diyastolik ve sistolik kan basıncı (KB), boy, tartı, serum kreatinin, proteinüri, anemi, serum ürik asit değerleri, böbrek uzunluğu kaydedildi. Boy ve serum kreatinin kullanılarak tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFH) hesaplandı. Hastaların vücut ağırlığı, boy standart deviasyon skorları (SDS) ve vücut kitle indeksi (VKİ), sistolik ve diyastolik KB SDS'leri, böbrek uzunluk z-skoru hesaplandı. Tek böbrek etiyolojisine göre konjenital ve edinsel tek böbrek olmak üzere iki ana gruba ve bu iki ana grup da kendi içinde etiyolojiye göre alt gruplara ayrıldı. Proteinüri, HT, eGFH'nin <60 mL/min/1,73m2 olması, hiperfiltrasyon varlığı böbrek hasarı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya konjenital tek böbrekli 205, edinsel tek böbrekli 50 hasta dahil edildi. Konjenital tek böbrekli hasta grubunun GFH ortanca değerleri 111,0 mL/min/1,73m2 (min: 10,2, maks: 191,2) ve edinsel tek böbrekli grubun GFH ortanca değerleri 104,8 mL/min/1,73m2 (min: 64,2, maks: 166,4) olarak saptandı (p=0,183). Renal hasar sıklığı açısından tek böbrek etiyolojileri arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,556). Böbrek uzunluk z skoru ile sistolik ve diyastolik KB arasında negatif korelasyon saptandı (sırasıyla, r=-0,21, p=0,041 ve r= -0,15 ve p=0,015). Tek değişkenli analiz sonuçlarına göre obez olanlarda renal hasar görülme riskinin obez olmayanlara göre 4,19 kat daha yüksek olduğu belirlendi. Sonuç: Tek böbrekli hastalarda etiyolojiden bağımsız olarak renal hasar gelişme riski artmıştır. Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan obezite bu riski arttırmaktadır. Mevcut böbreğin uzunluğu yüksek KB'ye karşı koruyucu olabilir. Anahtar Kelimeler: Fonksiyon gören tek böbrek, renal hasar, kronik böbrek hastalığı, obezite, böbrek uzunluğu