Enteral nutrisyon toleransının SIRS klinik tablosundaki prognostik önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İstanbul Tıp Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1998

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE YILDIRIM

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Lütfü TELCİ

Özet:

ÖZET Bu çalışmada SIRS klinik tablosu ile yoğun bakım ünitesine alınan hastalarda gastrointestinal sistem fonksiyonlarının prognoza olan etkisini retrospektif olarak araştırdık. Gastrointestinal sistemin disfonksiyonunu göstermede belirleyici olarak besin absorbsiyonu bozukluğunu gösteren ' Enteral Beslenme İntoleransı ' kullanıldı. Çalışmaya alınan 128 hasta beslenme protokolüne göre değerlendirilerek ; gastrointestinal toleransın mevcut olduğu ve enteral nütrisyonun uygulamaya başlandığı hasta grubu Grup I ( Enteral ) ile toleransın uygun olmadığı ve parenteral beslenme uygulama zorunluluğu gösteren hasta grubu Grup II ( Parenteral ) olarak iki gruba ayrıldı. Her iki grupta da giriş ve çıkıştaki MOF ve APACHE II skorları, mekanik ventilasyon uygulama süresi, yoğun bakımda kalış süresi, nozokomiyal enfeksiyon oram gibi morbidite faktörleri ve mortalite oranları karşılaştırıldı. Hastalarda mekanik ventilasyon uygulama süresi ve yoğun bakımda kalış süresi bakımından anlamlı bir fark saptanmamasına rağmen parenteral beslenenlerde bu süreler enteral beslenenlere göre daha uzun olarak tespit edildi. Nozokomiyal enfeksiyon oranlan ise gastrointestinal sistemin kullanılamadığı Grup IF deki hastalarda % 86.3, Grup I'deki hastalarda % 72.2 olarak saptandı. Klinik takip sırasında hastaların özellikle karaciğer disfonksiyonu ve diğer end 59organ yetersizlikleri göstermeleri de değerlendirildi. Karaciğer disfonksiyon göstergesi olarak karaciğer enzimlerinin ( ALT, AST ) normalin iki katı olması, total bilirubinin 2 mg/dl'den yüksek olması kabul edildi. Hastaların % 72.6 ( 93 / 128 )'sında karaciğer disfonksiyonu saptandı. Gastrointestinal sistem fonksiyonları üzerine hastaların kliniğe girişteki hemodinamik statüleri değerlendirildi. Ortalama arter basıncı < 60 mmHg'nın altında olan, yeterli sıvı ressüsitasyona rağmen vazopressör kullanılması gereken sirkulatuar yetmezlik tablosundaki hastalar ( ŞOK + ) ile sirkulatuar yetmezlik tablosu göstermeyen sadece SIRS tablosu ile servise gelen hastalar ( ŞOK - ) olarak gruplandırıldıktan sonra bu grupların enteral tolerans, morbidite ve mortalite açısından incelemeleri yapıldı. Araştırma bulgularımız, özellikle instabil hemodinamik tablo ile ortaya çıkan gastrointestinal sistem disfonksiyonunun, SIRS klinik tablosunda erken dönemde, end organ yetersizliği gelişmesi açısından prognostik bir belirleyici olduğunu göstermiştir. Biz, bu çalışmadan elde ettiğimiz veriler ışığında, yoğun bakım ünitesine SIRS tablosu ile gelen hastalarda, enteral, beslenme toleransının gastrointestinal sistem fonksiyonlarının bir belirleyicisi olarak erken dönemde değerlendirilmesi ve tedavinin bu hedefe yönelik uygulanmasının morbidite ve mortalite üzerine olumlu olacağını düşünmekteyiz. 60