“Gölcük (Isparta) Volkanizması ve Volkanik Gaz Risk Analizi”


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ergin CANPOLAT

Danışman: Hüseyin Turoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Güneybatı Anadolu'da Isparta şehir merkezinin 5 km batısındaki Gölcük Volkanizması; jeomorfolojik gelişimi, volkanik faaliyetleri, gaz tehlike ve risklerine ait analizler ile doğal ortam ve canlı hayatı üzerindeki etkileri açılarından incelenmiştir. Çalışma sahası ve yakın çevresindeki 5 ayrı noktadan alınan kayaç numuneleri OSL (Optik Duyarlı Lüminesans) yöntemiyle tarihlendirilmiştir. Çalışma sahasının 1/25000 ölçekli jeomorfolji haritası üretilerek, Gölcük Volkanizmasının jeomorfolojik gelişimi açıklanmıştır. Isparta'nın batısındaki Yakaören Köyü Büyükkükürt vadisinde Nisan 2008'de sondajla açılan kuyusundan çıkan ve insanlarda korkuya, paniğe yol açan gazın kimyasal özellikleri ve dağılım özellikleri araştırılmıştır. Bu kapsamda TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) tarafından yapılan analiz bulgularına ek olarak, Gaz çıkış özelliklerinin tespiti amacıyla alınan numunelerin kimyasal analizi gerçekleştirilmiştir. Bölgenin klimatik özellikleri araştırılmış buna ek olarak, gaz çıkışının olduğu vadiye kurulan meteoroloji istasyonu ile 1 yıl boyunca meteorolojik rasat yapılmıştır. Böylece gün içerisinde vadideki rüzgâr özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Gaz kuyusundan çıkan gazların fiziksel ve kimyasal özellikleri, klimatik özellikler, sayısal topoğrafya özellikleri birlikte değerlendirilerek; mevcut ve olası gaz dispersiyon modelleme haritaları üretilmiştir. Elde edilen sonuçlar, beşeri özellikler ve doğal ortama ait unsurlarla ilişkilendirilerek risk analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gölcük volkanizmasının günümüzden 5-6 bin yıl öncesinde aktif olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mevcut gaz ölçüm ve dispersiyon analizlerine göre Yakaörendeki kuyu bölgesinden ortalama 120 metre masafeye kadar olan alanlar çok riskli bulunmuştur. Tüm bu çalışmalar; başta arazi gözlemleri ve Laboratuvar çalışmaları olmak üzere, Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yöntem ve teknolojilerinin kullanımıyla gerçekleştirilmiştir.