Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NUR SEMA DENİZ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Naci Şenkal
Eş Danışman: Simge Erdem
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Acile
Başvuran Sekonder Hemofagositik Sendrom Olgularının Retrospektif
Değerlendirilmesi
Amaçlar:
Hemofagositik
lenfohistiyositozda (HLH) mortalite ve sağkalım, yaş, cinsiyet, hastalık
etyolojisi, hastalık ciddiyeti gibi nedenlerden dolayı farklılık gösterir. Bu
çalışmada tek bir merkeze başvuran HLH olgularında mortalite ve sağkalımı
etkileyen faktörleri araştırmayı amaçladık.
Hastalar ve Yöntemler: Çalışmaya
toplam 132 hasta dahil edildi. Hastaların klinik bulguları, laboratuvar
sonuçları ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanılarak mevcut hastalık sonucunda
ölüm ya da takibe giren hastalarda mortalite ve sağkalıma etki faktörleri
incelendi.
Bulgular: Çalışmaya alınan
hastaların 51’i kadındı. HLH etyolojisinde hastaların 57’sini (%43) enfeksiyon, 54’ünü (%41)
malignite, 21’ini (%16) romatolojik hastalıklar oluşturmaktaydı. Hastaların
101’inde (%76) altta yatan uzun süreli immünsuprese edici bir durum mevcuttu.
Tüm hastaların 89’u (%67) yaşarken, 43’ü (%33) vefat etti. Vefat eden
hastaların H-score
ortalaması p<0.002 ile yaşayan hastalarınkinden daha yüksekti. Vefat
eden hastalarda immunsupresyonun varlığı p<0.008 değeri ile daha
anlamlıydı. Ölen hastalarda hemoglobin, trombosit değeri daha düşüktü
(p<0.001, p<0.033). Takip sırasındaki en yüksek ferritin değeri ve INR
değeri anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.001, (p<0.004). En yüksek
ferritin değeri, H-score, troponin, INR, BUN mortaliteyi öngörmede en sensitifti.
Hemoglobin, trombosit, total protein, albümin ise en spesifik değerlerdi.
Laboratuvar parametrelerinden hemoglobin <7.5 g/dl, trombosit
<92.000, BUN >18.15 mg/dl, albümin <3.125 g/dl, ferritin >11387.5, INR
>1.185 değerleri vefat eden hastalarda anlamlı olarak sağkalımı düşürmüştü
ve bu hastaların takip süresi kısaydı. Aynı şekilde klinik parametrelerden H-score>207.5,
immünsüpresyon varlığı, yoğun bakım yatışı olması hastalarda anlamlı olarak
sağkalımı azaltmıştı. Hemoglobin
<7.5 g/dl, en yüksek ferritin değeri>11387.5 ve INR>1.185
kriterlerinin hepsini karşılayan hastalar en kötü sağkalıma sahipti
(p<0.001). Malignitesi olan
hastaların 54’ünden 28’i (%51.9) yaşamıştı. En düşük sağ kalım oranına ve en
kısa ortalama takip süresine sahip olan hastalar malignite grubundaydı
(p<0.001).
Sonuçlar: Çalışmamızda HLH’nin daha iyi tanınması
ve erken müdahale edilebilmesi adına prognostik ve sağkalıma etki eden
faktörler üzerinde durmaya çalıştık. Etyoloji, klinik özellikler ve laboratuvar
bulgularını sağkalımla ilişkilendirdik. Erişkin yaş grubunda semptomlar ve
etyolojiye bağlı olarak klinik belirtiler karmaşıklaşabilir. Açıklanamayan
ateş, sitopeni, ferritin yüksekliği olan yetişkinlerde HLH akla gelmelidir.
Ferritinin yüksek olduğu ve etyolojide malignitenin rol oynadığı hastalarda
mortalite daha yüksek olup sağkalım ise daha düşüktür. Bu risk faktörlerine
sahip hastalar, çalışmamız ve benzeri çalışmalarda prognostik faktörler
belirleyerek ya da risk skorları oluşturularak erken tanınıp tedavi edilebilir.