XIX. yüzyıl (1839-1921) İslâmcı söyleminde ütopik bilincin bir yansıması olarak medeniyet kavramı: Thomas More'un Ütopya'sı ve medeniyet söylemi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Alper Gürkan

Danışman: Uğur Dolgun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

"Medeniyet" sözcüğü, "civilisation" sözcüğüne Türkçede karşılık olarak türetilmiştir. Modern bir kavram olan civilisation, ilerlemeci düşünceye dayalı olan toplumsal evrim fikrinin bir ürünüdür. Avrupa toplumlarında görülen civilisation'un gelişmemiş kavimlere aktarılması düşüncesi, kolonyalizmin meşrulaştırılmasında kullanılmıştır. İlkelliğin zıddı olarak civilisation sözcüğü, normatif ve kurgusal bir gerçekliği yansıtması nedeniyle ütopik bir karakter içermektedir. Sekülerizm ile toplumsal dünyanın yapılanmasında tanrısal düzenin yerine insanî ve aklî bir düzenin kurulabileceği fikri baskınlaşmıştır. Bununla ilişkili olarak Rönesans Dönemi'nde ütopyacılık ortaya çıkar. Civilisation sözcüğünün doğduğu Aydınlanma Dönemi'nde, ilerlemenin yönünü gösterir biçimde bir anlam taşıyan ütopyacılık; insan aklına verdiği önem ve merkezî konum ile kurgusal bir gerçekliği esas almaktadır. Ne var ki Avrupa'nın siyasî üstünlüğü sebebiyle civilisation kavramı ve onun idealist gerçekliği, evrensel bir gerçeklik olarak sunulmuştur. Osmanlı Devleti'nin Batılılaşmasına bir tepkiyle ortaya çıkan İslâmcı ideoloji, söz konusu evrensel civilisation söylemini içselleştirdi. XIX. Yüzyılda İslâmcı ideologlar, önerdikleri İslâmî devlet esaslarını da kuşatıcı bir mahiyette olan İslâm Medeniyeti'nden söz ettiler. Bu çalışmada XIX. Yüzyıl Türkiye İslâmcılarının siyasal söyleminde yer bulan İslâm Medeniyeti kavramı ile genel olarak medeniyet tasavvurlarının ütopyacı unsurlar ihtiva ettiği gösterilmektedir. Anahtar kelimeler: İslâm Medeniyeti, İslâmcılık, Ütopyacılık, Modernleşme