MÖ 9.-8. Bin Yıl Kerpiç Mimarisine Mikroarkeolojik Bir Yaklaşım: Aşıklı Höyu¨k’te Kerpiç ve Harç Tarifleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Melis Uzdurum

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mihriban ÖZBAŞARAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Güneybatı Asya'da erken Neolitik toplulukların yerleşikliğe geçiş süreci ve yaşam biçimlerindeki değişimlerin, farklı bölgelerde özgün dinamiklerle yaşandığı bilinmektedir. Orta Anadolu Bölgesi'nin doğusunda, Volkanik Kapadokya olarak adlandırılan coğrafyada yer alan Aşıklı Höyük (MÖ 8350-7300) yerleşmesi de bölgenin özgün Neolitikleşme sürecinin ve bu süreçte toplulukların dönüşen yaşam biçimlerinin kesintisiz bir şekilde takip edilebildiği anahtar yerleşmelerden biridir. Volkanik Kapadokya'nın en eski kerpiç mimari örneklerini veren Aşıklı, kerpiç teknolojisinin kesintisiz olarak, yüzyıllarca aynı yerleşme özelinde takip edilmesini sağlaması bakımından da ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Yerleşme sakinlerinin kerpiç ve harç tariflerini nasıl hazırladığı ve bunun zaman içerisindeki değişimine odaklı gerçekleştirilen bu tez çalışmasında, tarihöncesi yapı malzemeleri mikroarkeolojik bir çerçevede incelenmiştir. Aşıklı yerleşimcilerinin iskan geçmişi boyunca yapı malzemesi tercihindeki ısrarcı tutumunun kerpiç ve harçlarda kullandıkları hammadde kaynağı, katkı ve bağlayıcılar ile yapım teknolojisi bağlamında geçerli olmadığı, kerpiç ve harç tariflerinin yerleşiklik sürecinde dönüştüğü, standartlaştığı ve belirli normlara oturtulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan kapsamlı analizler, yapı malzemeleri reçetelerindeki zamansal değişim eğilimi ve temposunun, yerleşikliğe geçiş sürecinde yaşanan sosyal, teknolojik, ekonomik, çevresel pek çok etken ve dönüşümlerle karşılıklı bir ilişki içerisinde olduğunu, sakinlerin kerpiç teknolojisi konusunda yüzyıllar içerisinde edindiği tecrübenin, yerleşik yaşamın kurulması ve devamlılığının sağlanmasında etkin bir rol üstlendiğini önermektedir.