Pastörize günlük süt ve UHT süt örneklerinde aflatoksin m1 varlığı ve düzeyinin araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANAN ALATALI
Danışman: Meltem Uzun
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Aflatoksinler; tahıl, tohum, baharat, et, süt ve süt ürünlerini içeren pek çok gıda ile hayvan yemlerinde yaygın olarak bulunabilen mikotoksinler olup, genellikle Aspergillus flavus ve A. parasiticus'un belirli suşları tarafından üretilen sekonder toksik metabolitlerdir. AFM1, AFB1' in hidroksillenmiş ara ürünüdür. AFB1 ile kontamine yemleri tüketen hayvanlarda AFB1 metabolize edilerek, AFM1'e dönüşür. AFM1, pastörizasyon ve sterilizasyona dayanıklıdır, bu nedenle AFM1 bulunan sütlerden yapılan tüm ürünler toksin içerir. Hemen hemen her yaşta tüketilen süt ve süt ürünlerinden AFM1 ile kontamine olmuş ürünleri tüketmek zaman içerisinde insan sağlığını tehdit edecek sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada Türkiye'deki yasal toksin düzeyi (50 ng/L) temel alınarak 75 UHT ve 75 pastörize günlük sütteki aflatoksin düzeyleri belirlenmiştir. Çalışılan 75 UHT süt örneğinin 69' unda (%92) farklı düzeylerde AFM1 varlığı saptanırken, bu süt örneklerinin 3'ünde (%4) yasal sınırın aşıldığı (sırasıyla 88,2 ng/L, 55,0 ng/L ve 54,4 ng/L) belirlenmiş ve 6 (%8) örnekte toksine rastlanmamıştır. Çalışılan 75 pastörize günlük süt örneğinin tümünde farklı düzeylerde toksine rastlanırken, hiç bir örnekte toksin düzeyi yasal sınırı aşmamıştır. Tüm örnekler değerlendirildiğinde, 150 süt örneğinin 144'ünün (%96) çeşitli düzeylerde AFM1 ile kontamine olduğu, 3'ünün (%2) yasal sınırın üzerinde toksin içerdiği ve 6'sının (%4) toksin içermediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada UHT süt örneklerinin sadece 3'ünde (%4) yasal sınırın aşılması nedeniyle, sütlerde belirlenen AFM1 düzeylerinin ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturmadığı sonucuna varılmış ancak, bu durumu devam ettirmek için hayvan yemlerindeki AFB1 düzeylerinin ve depo koşullarının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği düşünülmüştür.