KENTSEL BOŞLUĞUN MORFOLOJİ VE KONUT BAĞLAMINDA TERMAL KONFOR DEĞERLENDİRMESİ: SAVAŞ SONRASI ŞAM ÖRNEĞİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HIBA AJAJ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Selahattin Ersoy

Eş Danışman: Enes Yaşa

Özet:

Sıcak ve kurak iklimlerde yaşayan toplumlar, mekanik soğutma sistemlerine duyulan gereksinimi azaltarak konforlu mekânlar oluşturmak amacıyla; kümelenmiş yapılaşma, gölgeli açık alanlar, termal kütle ve doğal havalandırma gibi geleneksel mimari yöntemlerden yararlanmıştır. Bu yaklaşımlar, yerel iklim koşullarına uyum sağlama becerisinin tarihsel ve mimari açıdan güçlü bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Şam’ın geleneksel mimarisi, iç avluları dar ve gölgeli sokak dokusuyla bütünleştiren; yapı kütleleri ile açık mekânlar arasında dikkatli biçimde kurgulanmış bir ilişki kuran bütüncül tasarım anlayışıyla iklimsel uyumun güçlü bir örneğini sunmaktadır. Bu tez, Şam’ın geleneksel kentsel dokusunun bütünleşik pasif tasarım çözümleri aracılığıyla yaşanabilir ve iklime duyarlı bir çevre üretebildiği varsayımından hareketle sıcak ve kurak iklimlerde kentsel morfoloji ile termal konfor arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Özellikle Jobar gibi çatışmadan etkilenen bölgelerde, yerel iklim koşullarını, kentsel morfolojiyi ve geleneksel mimari özgünlüğü yeterince dikkate almayan standartlaştırılmış yeniden yapılanma modellerinin benimsenmesi önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Bu tür yaklaşımlar, geleneksel tasarım ilkelerinin ısı kazanımını sınırladığı, gölgeleme sağladığı ve termal konforu desteklediği Şam gibi bölgelerde daha düşük termal performansa, artan soğutma yüklerine ve daha yüksek enerji bağımlılığına yol açabilmektedir.

Bu araştırma, çağdaş mimari modellerin geleneksel Şam kentsel dokusunda mevcut olan iklimsel tasarım ilkeleriyle ne ölçüde uyumlu hale getirilebileceğini incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, kentsel morfolojiye ilişkin başlıca özellikleri ölçülebilir, değerlendirilebilir ve karşılaştırılabilir nicel verilere dönüştürerek bu soruya yanıt aramaktır. Araştırma yöntemi iki temel aşamadan oluşmaktadır: mevcut literatürün incelenmesi ve alternatif tasarım konfigürasyonlarının geliştirilmesi. Bu kapsamda iki temel senaryo ele

alınmaktadır: avlusuz standart referans modeli ve iç avluyu iklimsel düzenleyici bir unsur olarak kullanan, geleneksel kentsel dokudan ilham alan alternatif tasarım modeli. ENVI-met yazılımı dış mekân mikroklimatik performansının değerlendirilmesinde kullanılırken, DesignBuilder yazılımı bina içi termal performansın, enerji kullanımının ve soğutma yüklerinin analiz edilmesinde kullanılmaktadır. Değerlendirme süreci; termal konfor saatleri, PMV ve PPD indeksleri, ayrıca PET ve MRT indeksleri ile soğutma yükleri gibi nicel göstergelere dayanmaktadır.

Araştırma ayrıca, önerilen tasarım konfigürasyonlarında alker ve benzeri düşük çevresel etkili yerel malzemelerin termal kütleyi ve termal kararlılığı artırmak amacıyla nasıl kullanılabileceğini değerlendirerek malzeme odaklı bir boyut da içermektedir. Bu bağlamda

çalışma, geleneksel Şam mimari unsurlarını çağdaş sürdürülebilir çevresel tasarım yaklaşımlarıyla ilişkilendiren ölçülebilir bir tasarım karar çerçevesi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Böylece, standart mimari tasarım yaklaşımlarının termal konfor gereksinimlerini nasıl etkilediği ve hem dış hem de iç mekânlarda ısı kaynaklı rahatsızlığın nasıl azaltılabileceği araştırılmaktadır.