Oğuz Atay’ın Eserleri Üzerine Kierkegaard Felsefesi Bağlamında Bir Okuma Denemesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Resul Kırmızıdemir

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet Şerif Eskin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Oğuz Atay, sadece yazmış olduğu eserleriyle değil bu eserleri yazarken müstakbel okurları için özenle kurgulamış olduğu anlatım teknikleri ile pek çok araştırmaya konu olmuş bir şahsiyettir. O, eserlerinin okur ile kuracağı veya kurmasını arzu ettiği iletişim biçimi üzerine her fırsatta düşüncelerini belirtmiştir. Aynı şekilde Soren Kierkegaard da yazarlık düzlemini inşa ederken, eserlerinin okur ile nasıl bir iletişim kuracağı üzerine dikkatle takip edilmesi gereken hamlelerde bulunmuştur. Sözgelimi, pek çok eserini müstear isimlerle yayınlamış olan Kierkegaard, eserlerin içerisinde de okuruyla daima iletişim halinde tutar kendisini. Çalışmamızda Oğuz Atay'ı okuyacağımız perspektifi oluşturan Kierkegaard felsefesi, eser ile okur arasında kurulan iletişime büyük önem verdiği için öncelikle bu konuya değindik. Ardından Atay ve Kierkegaard'un ikincil kaynaklarda ele alınış şekilleri noktasında "tehlikeli" olabilecek yorumları eleştirel bir bakışla inceledik. Bu kısımlarda öne çıkardığımız tartışmalar, Atay'ın gelenekselleşmiş okuma yöntemlerinden farklı bir perspektiften de okunabileceğini göstermeye çalışmaktadır. Çalışmamızın üçüncü bölümü, Atay'ın eserlerini Kierkegaard'un Estetik Varoluş Alanı perspektifinden okumayı denemektedir. Bu varoluş alanında, "modern trajik", "anlamsızlık", "en mutsuz olan" kavramları öne çıkmaktadır. Bu kavramları, Atay'ın karakterlerini yorumlamak için kullandık. Örneğin, Selim Işık'ın "en mutsuz olan" kişi olduğunu öne sürmekteyiz. Son bölümde ise "umutsuzluk" kavramı üzerinden bir okuma denemesi yaptık. Benliğin varoluşundaki "umutsuzluk" durumlarının, karakterlerde nasıl ortaya çıktığını gösterdik. Böylece, aynı karakterlere farklı perspektiflerden bakılınca farklı yorumların ortaya çıkabileceğini gösteren disiplinler-arası bir çalışma hazırladık.