Türk Borçlar Kanunu'nda geçerlilik şeklinin amacı ve fonksiyonu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA ŞEN AKTAŞ

Danışman: EMREHAN İNAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türk Borçlar Kanunu m. 12/1, kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmelerin geçerliliğinin kural olarak hiçbir şekle bağlı olmadığını düzenlemiştir. TBK m. 12/1, irade serbestisi ve sözleşme özgürlüğü prensipleri ile uyumludur. Ancak istisnai olarak kanun koyucu, sözleşme akdeden tarafları düşünmeye sevk etmek amacıyla özel hükümlerle bazı işlemlerin şekle bağlı olarak akdedilmesini öngörmektedir. Kanunen şekle bağlanmış olan hukuki işlemin ilgili şekle aykırı olarak gerçekleştirilmesi halinde TBK m. 12/2 hükmüne göre geçersizlik yaptırımı söz konusu olacaktır. Doktrinde şekle aykırılık halinde hangi geçersizlik türünün kabul edileceği yönünde çeşitli tartışmalar bulunmakla birlikte hâkim görüş, kesin hükümsüzlük (butlan) yaptırımının uygulanması gerektiği yönündedir. Kanundaki ifadenin net olmaması ve kimi durumlarda kesin hükümsüzlük yaptırımının taraflar ve ilgili üçüncü kişiler için ağır sonuçlar doğurması nedeniyle kesin hükümsüzlük yaptırımının olumsuz sonuçları; hakkın kötüye kullanılması, tahvil, teleolojik redüksiyon ve ifa kurumları ile giderilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, şekil şartının amacı ve fonksiyonu göz önüne alınarak şekil şartının hükümleri ve şekle aykırılık halinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede, çalışmada, ilk bölümde şekil şartı ve şekil şartının unsurları incelenecektir. İkinci bölümde ise şekil şartının türleri olan adi yazılı şekil ve resmi şekil detaylı olarak açıklanacaktır. Daha sonra üçüncü bölümde kanun koyucunun şekil şartı öngörerek neyi amaçladığı ve şekil şartının fonksiyonları incelenecektir. Üçüncü bölümde ayrıca, şekle aykırılık halinde hangi yaptırımın uygulanacağı ve şekle aykırılık halinin olumsuz sonuçlarının nasıl giderilebileceği tartışılacaktır. Nihayetinde son bölümde ise uygulamada şekle aykırılık nedeniyle sık sık yargı kararlarına ve görüş farklılıklarına neden olan bazı özel sözleşme tipleri incelenecektir. Sonuç kısmında ise çalışma boyunca ulaştığımız görüşlere yer verilecektir.