Almanca ve Türkçe Bilimsel Metinlerde Biçem


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Barış KONUKMAN

Danışman: Canan Şenöz Ayata

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bilimsel biçem üzerine karşılaştırmalı dilbilim çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Çalışmaların yola çıkış noktası bilimsel biçemin evrensel ve kültüre bağlı özelliklerini ortaya koymaktır. Türkiye?de ise bu alanda az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Almanca ve Türkçe bilimsel metinlerin biçemsel özelliklerini karşılaştırmalı olarak inceleyip bütünceler arasındaki ortak noktaları ve farklılıkları tespit etmektir. Bütünce olarak ekonomi alanında yazılmış 30 Almanca ve 30 Türkçe bilimsel makale seçilmiştir. Çözümlemede kullanılan ölçütler metindilbilimsel yaklaşımla belirlenmiştir. Biçem kavramı altında, yazarın anlatım tutumu ve üstsöylem öğeleri olarak iki ana gruba ayrılan ölçütler şunlardır: Kişi belirleyiciler, edilgen çatı, kişi bildirmeyen biçimler, metiniçi düzenleyiciler, üstsöylem eylemleri, kaçınmalar, vurgulayıcılar, tutum belirleyiciler. Yapılan çözümleme sonucunda her iki bütünceden elde edilen sonuçlar önce ayrı ayrı sunulmuş ve ardından karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmalı değerlendirme sonucunda bütünceler arasında bulgulanan benzerlikler kadar farklılıklara da dikkat çekilmiştir. Ölçütlerin çoğu her iki bütüncede benzer dağılım göstermektedir. Bununla birlikte kişi belirleyiciler ölçütü kapsamında 1. tekil kişi kullanımları Almanca bütüncede az da olsa gözlemlenirken Türkçe bütüncede tek bir örnek dışında hiç gözlemlenmemiştir. 1. çoğul kişi kullanımı Türkçe metinlerde Almanca metinlerden daha fazla görülmüştür ve bu tür kullanımların dikkate değer bir kısmı ulusal aidiyet içeren ifadelerdir. Tutum belirleyiciler ölçütü de Türkçe bütüncede Almanca bütünceye göre belirgin yükseklikte bir dağılım göstermiştir. Bulgulanan bu farklılıkların kültürel temele dayanabileceği sonucuna varılmıştır.