Tarihsel misak-ı milli algısının 1990 sonrası Türkiye siyasetindeki yeri ve etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EJDER ÇETİN

Danışman: Adem Esen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Misak-ı Milli Beyannamesi, 28 Ocak 1920 tarihinde gizli bir oturumda son Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından kabul edilen resmi bir metindir. Ahd-ı Milli Beyannamesi olarak da bilinen bu parlamento kararı, o dönemde karşı karşıya kalınan problem alanlarının net bir şekilde görülebildiği gerçekçi çizgiler çizerek ve hedefler belirleyerek, güçlü bir vizyon ve misyon ortaya koymuştur. Belgede tarihsel ve siyasal fay hatları dikkate alınarak Türk, Kürt ve diğer müslüman toplumların kardeşliklerinin ayrılmazlığı vurgulanmış ve Türkiye ifadesi, geleceğe yönelik bir projeksiyon olarak kabul edilmiştir. Batı Trakya, Adalar ve Kars, Ardahan ve Batum'un dahil olduğu vatan sathının sınırları, varoluşsal bir temel olarak kabul edilmiştir. Bu belgede aynı zamanda Boğazların statüsü, İstanbul'un güvenliği ve uluslararası ticaret akışı ele alınmıştır. Kapitülasyonların reddi ve azınlıklar için öngörülen mütekabiliyet esası, belgenin en önemli başlıklarındandır. Çalışmanın temel amacı Misak-ı Milli belgesinin tarihsel ve siyasal katmanlarını ortaya çıkarmak ve Türkiye siyasetini etkileyen süreklilik unsurlarının nedenini ve anlamını sorgulamaktır. Bunlar arasında milliyetçilik, bağımsızlık, ulusal egemenlik ve bütünlük, toprak bütünlüğü gibi ilkeler yer almaktadır. Bu unsurlar, tarihsel ve siyasal gelişmelerden etkilenmiş ve zaman içinde farklı yönlerde şekillenmiştir. Ancak Misak-ı Milli belgesi, Türk siyasetinin temel referans noktalarından biri olarak kabul edilmiş ve güncelliğini korumuştur. Bu nedenle çalışmanın tarihsel kapsamı içinde 1990 sonrası, Türkiye siyasetinde Misak-ı Milli tartışmaları, ülkenin dış politika öncelikleri ve bölgesel güç dengeleriyle bağlantılı olarak önem kazanmıştır. Misak-ı Milli, Türkiye'nin ulusal güvenlik ve bağımsızlık hedefleri doğrultusunda siyasi yönelimini belirlemeye devam etmektedir.