Kur'an-ı Kerim'de Beyan Kavramı ve Hz. Peygamber'in Tebyin Görevi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVİM GELGEÇ

Danışman: Yaşar Düzenli

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kur'ânî bir kavram olan "beyan" sözlüklerde, "açıklamak, açıkça ortaya koymak ve belirgin hale getirmek" anlamlarına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim'in mushaflaşması ve nüzul döneminden uzaklaşılmasından sonra, bazı Kur'an kelimeleri gibi, beyan kelimesi de anlam kırılmasına uğramıştır. Bu anlam kırılmasının, beyan kavramına "mücmel (kapalı) olanı tefsir etme" manası verilmesiyle gerçekleştiği görülmektedir. Oysa tespitlerimize göre beyan kavramının, ne nüzul dönemindeki şiirleri incelediğimizde ne de konuyla ilgili ayetleri Kur'an bütünlüğü içerisinde ve bağlamını dikkate alarak okuduğumuzda "anlamı kapalı olanı açıklamak" gibi bir anlama gelmediği anlaşılmaktadır. Kur'an-ı Kerim'de değişik kalıplarda kullanılan "b-y-n" kökü ve türevleri daha çok "ilahi açıklamalar" anlamına gelmektedir. Allah, belirli dönemlerde varlığın seyrine müdahalede bulunarak ilahi açıklamalar yapmış ve bu açıklamalarıyla kulların hidayetini amaçlamıştır. Bu anlamda diyebiliriz ki beyan, Allah'ın kullarına dair maksadını açıklamasıdır. Elbette bu maksat, peygamberler vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla, Allah'ın gönderdiği mesajın ilk mü'mini ve ilk mükellefi peygamberlerdir. Bu anlamda Hz. Peygamber'in hayatı baştan başa tebyindir. Fakat bu tebyin, "anlamı kapalı olan ayetleri tefsir etmek" anlamında değil, vahy-i ilahiyi aktüelleştirmek ve uygulamak anlamındaki tebyindir. Kur'an-ı Kerim'deki ayetler bağlamında peygamberlerin beyanı, Allah tarafından kalplerine ilka olunan vahyi gizlemeden, eklemeden, değiştirmeden, unutmadan, ne ise olduğu gibi muhataplarına bildirmeleridir. Yine Kur'an'a göre tebyin görevi sadece peygamberlere değil tüm muhataplara verilmiştir. Çünkü Ehl-i Kitab mensupları, bu tebyin (kitapta olanı gizlemeyeceksiniz) emrini ihlal etmişler, kitaplarındaki bir kısım bilgileri gizledikleri gibi üstelik tahrif ve tağyir etmişlerdir. Böylece Allah'ın beyanının bir kısmı örtülmüş ve gölgelenmiştir. İşte Allah, Hz. Peygamber vasıtasıyla yeniden tarihe müdahale ederek beyanda bulunmuş, gizlenen ve tahrif edilen beyanın hakikatini yeniden ortaya koymuştur.