Yaşlanma ve göç boyutuyla ABD ve Türkiye emek piyasaları ilişkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASİN YILDIZ

Danışman: Sedat Murat

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Demografik geçiş süreçlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan yaşlanma sorunsalının en ciddi ekonomik etkileri emek piyasalarında ortaya çıkmaktadır. Nüfusun yaşlanması neticesinde emek piyasalarında hem işgücünün yaşlanması hem de sayıca azalması şeklinde görülen bu etkilere karşı çeşitli demografik seçeneklerle çözüm sağlanması hedeflenmektedir. Yaşlanma sorununu en yakından yaşayan Avrupa Birliği ülkeleri de emek piyasalarında ortaya çıkan bu sonuçlara karşın demografik çözüm alternatifleri ile emek piyasalarının ihtiyaçlarını karşılama amacındadır. AB ülkelerinde emek piyasalarında yaşlanma sonucunda oluşan işgücü ihtiyacını karşılama yolunda değerlendirilen demografik seçenekler arasında en kapsamlı olanı, gereksinim duyulan işgücünün tamamlayıcı göç yolu ile üçüncü ülkelerden temin edilmesidir. Kendi içinde çok boyutlu özellikler taşıyan göç ile işgücü temin edilmesi seçeneği Avrupa Birliği emek piyasalarının 2050'li yıllara kadar olan dönemde emek ihtiyacını karşılayabilecek potansiyeldedir. Avrupa Birliği emek piyasalarında göç ile elde edilmesi öngörülen bu faydanın sağlanabilmesi için Birlik yetkili mekanizmalarının AB ölçeğinde göç olgusu etrafında yaşanan sorunları bertaraf edecek önlemleri alması gereklilik arz etmektedir.Avrupa Birliği emek piyasalarının göç ile işgücü temin etmek suretiyle karşılanması yolunda bu işlev için en uygun ülkelerden birisi Türkiye'dir. Nüfus yapısının AB ülkelerinden daha canlı ve hareketli olmasının yanı sıra, Avrupa Birliği ile uzun bir geçmişe dayanan yakın ilişkisi, tamamlayıcı göç alternatifi olarak Türkiye'yi anlamlı bir ülke konumuna sokmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik müzakereleri yürüten bir ülke olması bu tamamlayıcılık ilişkisini daha da kuvvetlendirici bir boyut taşımaktadır. 21. Yüzyılla birlikte iktisadi bir gelişme sürecinin içinde giren Türkiye nüfus yapısının sürdürülebilirliğini sağlayan önlemleri almak suretiyle 2050'li yıllara kadar Avrupa Birliği emek piyasalarının işgücü ihtiyacını karşılayabilecek bir ülkedir.