Lojistik Şirketlerinin Organizasyon Yapıları,Türkiye ve Dünya'da Yeni Lojistik Eğilimler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ali Şakir KAYA

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Güler ALKAN

Özet:

ÖZET Türkiye'de üçüncü parti lojistik ancak doksanlı yılların sonunda anlaşılmaya başlanmışken, Batı 'da bu kavramın daha seksenli yılların hemen başında oluştuğu düşünüldüğünde, Türk lojistik anlayışının neredeyse 20 yıl gecikmeyle anlaşılabildiği gerçeğine varılmaktadır. Çalışmanın konusu, lojistik şirketlerinin organizasyon yapılarının irdelenmesidir. Bu açıdan bakıldığında konunun temelini TPLs (Üçüncü-Parti Lojistik, Third-Party Logistics, 3PL) hizmeti veren lojistik şirketleri oluşturur. Fakat bu çeşit bir lojistik yapılanmanın daha iyi kavranabilmesi için işletme lojistiğinin anlaşılır olması gereklidir. İşletme lojistiğinin bütünüyle terk edilmemesi -bu imkansız bir uygulamadır- ve ayrıca üçüncü lojistik şirketlerinin oluşumunun da çok eskiye dayanmaması münasebetiyle tezimde, işletme içi lojistik yapılanmadan hareketle profesyonel lojistik hizmet sağlayıcılarının organizasyon yapıları anlatılması amaçlanmıştır. Tezin amacı profesyonel lojistik hizmet sağlayan firmaların organizasyon yapılarını inceleyerek en uygun modeli ortaya koyabilmektir. Özellikle lojistik şirketlerinin yapılanmalarında merkezcil organizasyon modelini benimsedikleri, fakat bu modelin lojistiğin doğasına aykırı bir düşünce anlayışında olduğu ve yerine matriks proje örgüt modelinin getirilmesinin yararlı olabileceği gösterilmektedir. Lojistik ihtiyaçlar doğası gereği çok karışık ve birbirine entegre yapıdadır. Bu açıdan bakıldığında müşteri memnuniyetinin maksimum gerçekleşmesi için işlemlerin süratli ve hatasız bir şekilde olması gereklidir. O halde müşterinin muhattap olacağı bir proje sorumlusu veya proje grubu olmalıdır. Bu proje grubu müşterinin tüm lojistik ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde hazırlanmalı, yetki ve sorumlulukları genişletilmelidir. Yapılan anket bize göstermiştir ki, Türk lojistik firmaları genelde merkeziyetçi bir sistem benimsemişlerdir. Ayrıca organizasyon yapılarının tamamına yakınında klasik fonksiyonel yapı tercih edilmiştir. Yani bu şirketler matriks organizasyon yaklaşımından uzak olarak yönetilmektedirler. Türkiye'de taşımacılık olarak nitelenen hizmet anlayışı, yerini lojistik temellere dayanan çok daha geniş bir alanı kapsayan yeni bir anlayışa bırakmaktadır. Lojistik, ülkemiz sivil sektör kuruluşları için her ne kadar yeni bir kavram olsa da, Batı'da çok uzun zaman önce anlamlandırılmış bir faaliyettir. Türkiye'de de küresel etkileşimden kaynaklanan Batı merkezli değişim yeni bir kavram olan lojistik anlayışını anlamamızı sağladı. Gerçek anlamda kavramın içinin doldurulması bir değişim sürecini gerektirmekte ve bu değişimin gerçekleşeceği bir zamana ihtiyaç duymaktadır. Her ne kadar bu değişim çabası şirketler için sadece bir isim değişikliği olarak görülse bile. Uzun vadede şirketler hizmet yelpazelerini genişletecek ve kalite anlayışlarını maksimize edeceklerdir.