Çok ilaca dirençli Mycobacterium tuberculosis suşlarının sekonder ilaçlara direnci ve dirençle ilişkili mutasyonların araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İHSAN KULAKSIZ

Danışman: Meltem Uzun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tüberküloz, hala dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Mycobacterium tuberculosis kompleksinin neden olduğu bu enfeksiyon, her yıl milyonlarca insanı etkilemekte, önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olmaktadır. Çok ilaca dirençli (ÇİD) ve yaygın ilaca dirençli (YİD) suşların artışı, hastalığın tedavisini daha da zorlaştırmaktadır. Antitüberküloz ilaçların yaygın veya bilinçsiz kullanımı, Covid-19 salgını sürecindeki sağlık sistemi aksaklıkları, göç hareketleri gibi sebeplerle ÇİD suşlarda ikincil ilaçlara karşı direnç tüberkülozun kontrolü ve tedavisi için bir tehdit oluşturmaktadır. Direncin tespitinde moleküler yöntemlerin kullanımı, hızlı ve güvenilir sonuç sağlamaları nedeniyle önerilmektedir. Bu amaçla çalışmada 51 ÇİD Mycobacterium tuberculosis kompleksi suşu öncelikle türlerine ayrılmış (GenoType MTBC, Hain Lifescience, Almanya) ve tüm suşlar Mycobacterium tuberculosis/canettii olarak bulunmuştur. Bu suşların 44 (%86,2)'ünün ÇİD olduğu belirlenmiş (GenoType MTBDRplus) ve ÇİD olduğu belirlenen 44 suş için sekonder ilaçlara direnç ve dirençle ilişkili mutasyon bölgeleri (GenoType MTBDRsl) saptanmıştır. ÇİD olduğu belirlenen suşlarda en sık saptanan mutasyon bölgeleri; rpoB S531L (41/44, %93,2) ve katG S315T (37/44, %84) olarak belirlenmiştir. İkincil ilaçlara dirençli bulunan 14 suşun (14/44, %31,8) sekizinde (%18,2) florokinolonlar için en sık tespit edilen mutasyon bölgeleri gyrA A90V (4/8, %50), kalan altısında (%13,6) parenteral ilaçlar için rrs A1401G (4/6, %66,6) olarak saptanmıştır. Dört suş ÇİD olmadığı halde, ikincil ilaçlara dirençli bulunmuştur. Sonuç olarak, Mycobacterium tuberculosis suşlarında ikincil ilaçlara direnç ve dirence neden olan mutasyonların tanımlanması epidemiyolojik verilere önemli bir katkı sağlamıştır. Yapılan çalışmaların sayısı arttıkça daha farklı mutasyon bölgelerini belirlemek mümkündür. Bu çalışmayla direnç tespitinde moleküler yöntemlerin laboratuvar tanı süreçlerine entegrasyonunun önemli olduğu da ortaya koyulmuştur.