İlk dönem sufilerinde bir nefs terbiye yöntemi olarak açlık
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SULTAN ADANIR
Danışman: Ekrem Demirli
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sultan ADANIR tarafından hazırlanan "İlk Dönem Sufilerinde Bir Nefs Terbiye Yöntemi Olarak Açlık" isimli bu çalışmada 4. ve 5. yüzyıla kadar yaşamış sufilerin benimsediği en önemli riyazet yöntemlerinden biri olan açlıktan nasıl ahlaki ve epistemojik bir ilke geliştirdikleri incelendi. Tasavufun şerh dönemi olarak adlandırılan dönemde yazılan eserlerde yer alan sufilerin açlık hakkındaki söz ve uygulamaları mukayeseli bir yöntemle tahlil edildi, açlığın tasavvufta özel bir ıstılah olma sürecinde kazandığı anlamlar açıklandı. Bu meyanda öncelikli olarak sufileri nefs terbiyesine iten saikleri anlamak için nefs hakkında geliştirdikleri teoriler incelendi; bu görüşler çerçevesinde şekillenen nefs terbiye unsurları hakkında bilgi verildi. Nefsin her zaman kötülüğü emredici olduğu konusunda ittifak eden sufiler bu anlayıştan yola çıkarak nefs ile mücahede yöntemleri geliştirmişlerdir. Bedenin güçsüzleştirilmesi esasına dayanan açlık da diğer terbiye unsurlarını doğrudan etkilemesi bakımından nefs terbiyesinin merkezini oluşturmuştur. Sufilerin "aşırılık" olarak görülen uzun süreli açlık uygulamaları, sufilerin bunları Kur'an ve sünnetten delillendirmeye çalışarak meşruiyet arayışı ve bunun sonucunda orucun özelleşmesi meselesine değinildi. İnsanın ahlaklanabilen bir varlık olması anlayışına dayanan tasavvufta açlık da kişiyi ahlaklandırdığı ölçüde değerli kabul edilmiştir. Bu bakımdan açlık, tasavvufta bir ahlak ilkesi olmuştur. Tasavvufun gayesi de ahlaklanarak Allah'a/marifetullaha ulaşmak olduğu için, sufiler aç kalarak Allah'a yaklaşmaya ve O'nu bilmeye çalışmışlardır. Dünyevî olan ile irtibatın kopartılarak ilahi olana yaklaşma esasına dayanan açlık bu bakımdan tasavvufta epistemolojik bir kavrama dönüşmüştür. Neticede bir riyazet yöntemi olan açlığın, tasavvufun bilgi ve ahlak anlayışıyla doğrudan ilişkisi olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: tasavvuf, nefs, nefs terbiyesi, açlık, oruç, riyazet