Çağdaş anlatı sinemasında karakter: Türk sinemasında işçi karakterler
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET BAĞIŞ BİLİR
Danışman: Berceste Gülçin Özdemir
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bağımsız sinema; içerik, anlatı, üretim pratikleri ve izleyicisiyle kurduğu ilişkiyle ticari sinemayla çoğunlukla zıt kutuplarda yer alan bir film yapma biçimi teşkil etmektedir. Ticari sinema, izleyicisine basit hazlar sunan, kâr etme amacıyla üretilmiş eserler ortaya koyarken; bağımsız sinema genellikle ana-akımda kendine yer bulamayan kimlikleri ve/ya sorunları mesele eden, izleyicisine yeni sorular ve bakış açıları kazandırmayı gaye edinen, kârdan ziyade sanatsal kaygılarla ortaya konulan eserler vermektedir. Söz konusu iki üretim kanadının ürünleri, yukarıda sözü edilen işlevlerini yerine getirebilmek için anlatı araçlarını farklı biçimde kullanır. Belirleyici anlatı öğelerinden biri karakterdir. Karakterin belli anlatısal özellikleri bir film anlatısını ticari sinemada benimsenen klasik anlatıya ya da bağımsız sinemada çoklukla benimsenen çağdaş anlatıya yakınlaştırabilir. Bu çalışmada ticari ve bağımsız sinemanın ekseriyetle benimsediği (sırasıyla) klasik ve çağdaş anlatının farkları anlatıbilimsel açıdan incelenmiş; karakter öğesinin çağdaş anlatı sineması ürünlerinde nasıl kullanıldığı David Bordwell'in teorileriyle ortaya konulmuştur. Amaçlı örneklem için seçilen, baş karakterine bir işçiyi taşıyan çağdaş bağımsız Türk filmlerindeki ana karakterlerin anlatısal özellikleri bu teoriler ışığında analiz edilmiş ve söz konusu filmlerin Türkiye işçi gündemine dair hangi meseleleri odağına aldığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Filmler ve ana karakterleri, belirlenen kategoriler çerçevesinde içerik analizi yöntemiyle incelenmiş, elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda örneklem filmlerinin, ana karakterlerini özdeşleşmeyi sınırlayacak biçimde kurguladığı, bu sayede izleyicilerini ussal ve eleştirel bir seyir halinde tutmayı amaçladıkları tespit edilmiştir. Filmlerin karakterlerin öykü dünyası içindeki temsilleri üzerinden ele aldığı başat ortak meselenin Türkiye'de prekaryalaşan işçilerin güvencesiz çalışma düzeni içinde yaşadıkları çok-boyutlu sorunlar olduğu saptanmıştır.