Major abdominopelvik cerrahide hemodinamik izlem: Standart ve hedefe yönelik tekniklerin hasta prognozuna etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF ÇIRAKOĞLU MARANGOZ

Danışman: Ali Emre Çamcı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Major abdominopelvik cerrahiler, ileri yaş ve yandaş hastalıklar nedeniyle hastaların taşıdıkları risk göz önüne alındığında, preoperatif hazırlık süreci, intraoperatif takip ve postoperatif bakım açısından özel yaklaşım gerektiren cerrahi girişimlerdir. Bu tür cerrahiler sırasında, hastaların organ perfüzyonunun optimum düzeyde idamesinin sağlanması için, kardiyovasküler sistem monitörizasyonu ile hemodinamik durumun anlık olarak belirlenmesi, uygulanan sıvı tedavisine verilen cevabın değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi önemlidir. Kardiyak output (CO) tayini bu anlamda hemodinamik monitörizasyonda esas araştırılan parametre olmalıdır. Diğer parametrelerin çoğu hep yeterli kardiyak outputun mevcudiyetini sorgulamak ve gözlemek amacıyla kullanılır. Pulmoner arter kateteri, Transözofageal Ekokardiyografi-Doppler, LİDCO, PİCCO kardiyak output ölçüm yöntemlerine örnek olarak verilebilir. 2011-2013 yılları arasında, randomize kontrollü olarak yapılan çalışmamızda, elektif majör abdominopelvik cerrahi geçiren ve ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) takip edilen toplam 18 hasta incelenmiş ve perioperatif konvansiyonel hemodinamik monitorizasyon yardımıyla yapılan sıvı tedavisi ile transpulmoner termodilüsyona dayanan invaziv kalibrasyonlu puls kontur analizi eşliğinde yapılan sıvı tedavisinin, perioperatif sıvı dengesine, intraoperatif süreçte ve sonrasında gerek YBÜ, gerek YBÜ sonrasında cerrahi serviste yaşanan komplikasyonlara ve taburcu olma süresine etkisi araştırılmıştır. Çalışmamızın sonuçları göz önüne alındığında, istatistik olarak olmasa da eğilim olarak görülmüştür ki hedefe yönelik tedavi grubumuzda, Kardiyak İndeks(CI), Strok Volüm Varyasyonu(SVV) gibi parametrelerle yapılan sıvı tedavisi sayesinde, perioperatif minör ve majör komplikasyonlar azalmakta ve bu da yoğun bakım ve hastane kalış sürelerinde kısalmaya neden olmaktadır. Bu yüzden hedefe yönelik tedavi protokollerinin daha fazla hastada ve giderek daha fazla cerrahi uygulamada kullanılmasının yararlı olacağını düşünmekteyiz.