Sağlıklı annelerde ve onların term yenidoğanlarının anti-rsv antikor düzeylerinin doğumda (göbek kordon kanı) ve doğum sonrası 6. ayda alınan venöz kan örneklerinde değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Çocuk Sağlığı Enstitüsü, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET YILDIZ
Danışman: Ayper Somer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: RSV, çocukluk çağında respiratuvar enfeksiyonların en önemli etkenlerindendir. Çocuklarda mortalite ve morbiditesi yüksek alt solunum yolu enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Küratif tedavisi olmaması nedeniyle hastalıktan korunmak, toplum sağlığı açısından önem arz etmektedir. RSV'ye karşı gelişen antikor dinamiğinin anlaşılması, hastalıktan korunma stratejileri açısından önemli bilgiler sunacaktır. Bu çalışmada anne- bebek çiftlerinde anti-RSV antikor düzeyleri ve bu antikor seviyelerine etki edebilecek faktörler araştırılmıştır. Hastalar ve Yöntem: Bu çalışmada, Ocak 2016-Nisan 2016 tarihleri arasında İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı servisinde term doğum yapan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 127 anne bebek çifti ve 6 ay sonra çalışmaya devam eden 84 anne- bebek çifti dahil edildi. Anne-bebek çiftlerinde anti-RSV antikor düzeyleri çalışıldı ve antikor seviyelerine etki edebileceği düşünülen faktörler sorgulandı. Bulgular: Bebeklerin %52.2'si kız, %48.8'i erkek idi. Olguların %56.7'si erken term, %37'si tam term (full term), %6.3'ü geç term idi. Olguların %6.3'ü SGA, %73.2 AGA ve %20.5'i LGA idi. Anti-RSV IgG antikorları, çalışma grubundaki annelerin %61.5'inde pozitif, %3.1'inde borderline, %35.4'ünde negatif saptandı. Doğumda anti-RSV IgG antikorları bebeklerin %46.5'inde pozitif, %7.8'inde borderline, %45.7'ünde negatif bulundu. Altıncı ay kontrolünde anti-RSV IgG antikorları bebeklerin tamamında negatif saptandı. Çalışma grubundaki annelerin anti-RSV IgG antikor düzeyleri ortancası 12.08 (1.21-119.27) olarak saptandı. Bebeklerin doğumdaki anti-RSV IgG antikor düzey ortancaları 13.78 (3.99-108.6) idi. Bebeklerin 6. ayda anti-RSV IgG antikor düzey ortancaları 3.41 (2.56- 4.46) saptandı. Bebeklerin doğumda ve 6. aydaki anti-RSV IgG antikor seviyeleri arasında istatistiksel anlamlı, zayıf korelasyon saptandı (p: 0.0001; r: 0.371). Doğumda anne anti-RSV IgG antikor düzeyleri ile bebek anti-RSV IgG antikor düzeyleri arasında istatistiksel anlamlı, kuvvetli korelasyon saptandı (p: 0.0001; r: 0.706). Bebek doğum anti-RSV IgG antikor seviyesi, her çocuğun kendi annesinin anti-RSV antikor titresine oranlanarak, kord/ maternal antikor seviyesi oranı hesaplandı. Kord / maternal antikor oranı 1.35 (%95 güven aralığı; 1.22-1.47) saptandı. Sonuç: Çalışmamızda, anne-bebek çiftlerinde anti-RSV antikor dinamiğini araştırdık. RSV'nin çocukluk çağında önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olması ve küratif bir tedavisinin olmaması nedeniyle hastalıktan korunmanın sağlanması toplum sağlığı açısından büyük bir önem teşkil etmektedir. Bu nedenle son yıllarda RSV'ye karşı aşı geliştirme çalışmaları hız kazanmıştır. Aşı çalışmalar devam ederken, virüse karşı gelişen antikor dinamiklerinin aydınlatılması önem kazanmaktadır. Anne antikor düzeyleri ile bebek doğum antikor düzeyleri arasında saptadığımız anlamlı pozitif korelasyon, maternal aşılama stratejilerinin mantıklı bir strateji olabileceğini düşündürmektedir. Maternal kaynaklı antikorların bebeklerimizin tamamında 6. ayda negatifleştiğini saptadık. Hasta grubunun genişletilerek yapılacak, maternal antikor dinamiklerinin aydınlatmaya yönelik çalışmalar, olası aşının takviminin belirmesinde başvurulacak önemli bilgiler sunacağı açıktır. Bu nedenle daha geniş hasta gruplarında, 6 aydan küçük bebeklerde yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Alt solunum yolu enfeksiyonu, Respiratuvar sinsisyal virüs, Anti-RSV antikor.