Palyatif Dönem Onkoloji Hastalarının Kötü Haberle İlgili Algıları, Beklentileri ve Ölüme İlişkin Tutumları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Onkoloji Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ezgi Tanıl

Danışman: Güler Bahadır

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, palyatif dönemde bulunan onkoloji hastalarının yaşadıkları süreçle alakalı görüşleri, kötü haber görüşmelerine dair öznel deneyimleri, kötü haber almaya ilişkin iletişim tercihleri değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, ölüm kaygısı ve ölüme ilişkin tutumlar konuları incelenmiştir. Ülkemizde, psikoonkoloji alanında yapılan araştırma ve çalışmalar oldukça az sayıda ve sınırlıdır. Kötü haber verme ve alma konusu özellikle onkoloji alanının en önemli konularından biridir. Onkoloji alanında çalışan sağlık ekibini, onkoloji hastalarını ve hasta yakınlarını oldukça yakından ilgilendiren bir konudur. Ölüme ilişkin tutumlar ve ölüm kaygısı ise onkoloji hastaları açısından özellikle palyatif dönemde temel konulardan biridir. Onkoloji hastalarının tanı ve tedavi aşamalarında içinde bulundukları durumu anlamak ve palyatif bakım sürecinin psikososyal ilkimini etkileyen faktörleri bulmak bu nedenle önem arz etmektedir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'nde palyatif bakım alan 80 kişi oluşturmuştur (n=80). Çalışmaya katılmak isteyen gönüllü kişilere sırasıyla; Yarı Yapılandırılmış Anket Formu, Ölüm Kaygısı Ölçeği, Beck Depresyon Testi, Beck Anksiyete Testi, Ölüme Karşı Tutum Ölçeği, Otomatik Düşünceler Ölçeği görüşmeci aracılığıyla uygulanmıştır. Hastaların %80'i (n=56) tanıyı bilmesi gerektiğini bildirmiştir. Hastaların %51'i tedavi seçeneklerinin kendileriyle kısmen konuşulduğunu, %40'ı hiç konuşulmadığını ve önerilen tedaviyi doğrudan kabul ettiklerini ve yalnızca %9'u da tedavi seçeneklerinin konuşulduğunu ifade etmiştir. Ek olarak, onkoloji hastalarının %96'sı tanı söylenirken yanında birinin olmasını tercih edip etmediğinin kendisine sorulmadığını, %4'ü ise sorulduğunu belirtmiştir. Bu veriler, ülkemizde onkoloji hastalarının tedavi süreçlerine katılım durumlarının bir örneğini ifade etmektedir. Ayrıca onkoloji hastalarının Beck Anksiyete ölçeğinden aldıkları puanlar ile Beck Depresyon ölçeğinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon bulunmuştur (r=0,356 ve p<0,01). Doktorun açıklama yaparken kullandığı dili basit ve anlaşılabilir olarak algılayan hastalar ile çok tıbbi ve anlaşılmaz olarak algılayan hastaların otomatik düşünceler ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan çok tıbbi ve anlaşılmaz grubu lehine p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır (p=0,009). Ölüme ilişkin tutumlar ölçeği ile cinsiyet durumu karşılaştırıldığında, Yaklaşım Kabullenme alt boyutunda kadın grup lehine istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır (p=0,044). Sonuç olarak, palyatif dönem onkoloji hastalarının kötü habere ilişkin algı beklenti ve ölüme ilişkin tutumları değerlendirilmiştir.Bunun yanı sıra, yaşadıkları hastalık sürecinde psikolojik uyum mekanizmalarına etki edebilecek faktörler belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: kötü haber, palyatif bakım, iletişim, ölüme ilişkin tutum, onkoloji