Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyasal Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN SIRMALI
Danışman: Serpil Çakır
Özet:
Kadınların siyasi temsili, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve demokratik meşruiyetin güçlendirilmesi için elzem olduğundan, çağdaş demokrasilerin vazgeçilemez unsurlarından biridir. Buna rağmen, kadınlar siyasi süreçlere katılımında küresel ölçekte hala ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Türkiye de bu eşitsizlikten muaf değildir; Türkiye’deki kadınların yerel ve ulusal ölçekte siyasete katılımı oldukça düşüktür. Bu tarihsel olgu kendini Rize ilinde de ciddi bir biçimde göstermektedir. Parlamento seçimlerinin düzenli olarak yapıldığı yıllardan günümüze kadar Rize’de hiçbir kadın milletvekili adayı ulusal parlamentoda temsilci olarak bulunamamıştır. Bu çalışmanın amacı, Rize'de kadın temsilinin önündeki engelleri araştırarak, bu yapısal problemin temel nedeni olan kültürel ve kurumsal sınırlamaları anlamaktır. Nitel bir araştırma yöntemi kullanarak sorunun kaynağına ilişkin soruşturmalar yapan çalışma, kayırmacılık, homososyal sermaye ve parlamentoda erkek temsili gibi teorik kavramları da merkeze almaktadır. 2018 ve 2023 yıllarında gerçekleşen milletvekili seçimlerine odaklanan bu çalışmada, kadın milletvekili aday ve aday adaylarının yanı sıra siyasi parti yöneticileriyle görüşmeler yapıldı. Kadınların siyasi süreçlere katılımını engelleyen yapısal unsurlar araştırma sonucunda gün yüzüne çıkarıldı. Erkekler arasında gelişen ataerkil yapılar, klientalist ilişkiler ve homososyal dayanışma ağları bu tür yapıların önemli örnekleridir. Erkekler tarafından kontrol edilen siyasi kültür ve dışlayıcı aday belirleme süreçleri, kadınların siyasi katılım elde etmeye çalışırken karşılaştıkları en önemli zorluklardan ikisidir. Rize’de kadınların siyasi temsilini engelleyen nedenlerin analizinde din, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ayrım, kadınların siyasi partilerde konumu, bağımsız/özerk birey olarak görülmemesi, siyaset alanında yer olmaması ve özel alanda siyaset gibi konular kapsamlı bir şekilde ele alındı. Çalışmanın bulgularına göre, kadın adaylar ataerkil yapının oluşturduğu bariyerler nedeniyle siyaset alanında kısıtlı düzeyde yer edinmiş, sembolik rollerle sınırlandırılmış ve kadınlar lehine kabul edilen kota politikaları süreç boyunca etkisiz hale getirilmiştir. Çalışmada siyasi alanda kadınların daha güçlü olabilmesi için çeşitli politika önerileri ileri sürülmüştür. Bunlar arasında kültürel farkındalık kampanyaları, yasal reformlar ve kadın dayanışma ağlarının güçlendirilmesi yer almaktadır. Araştırma, yalnızca bireysel hakların korunması açısından değil, aynı zamanda demokratik kurumların iyileştirilmesi bakımından da kadınların siyasetteki sayısının hem nicel hem de nitel temsiliyet açısından artırılması gerektiğini vurgulamaktadır.