Kierkegaard'ın Tanrı Anlayışı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELDA ATAER

Danışman: Ömer Mahir Alper

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma Kıtasal Felsefe içinde önemli bir yere sahip olanKierkegaard'ın Tanrı düşüncesini, onun sahip olduğu Hıristiyan bakış açısındanortaya koymayı hedeflemektedir. XIX. yüzyılın başından itibaren etkisinihissettirmeye başlayan varoluşçuluk akımının temelini Kierkegaard'ın düşüncelerioluşturmaktadır. Varoluşçuluğu anlamak için Kierkegaard'ı, Kierkegaard'ıanlamak içinse onun sisteminde önemli bir yere sahip olan din anlayışını kavramakgerekmektedir.Tezimizde, zaman zaman Hıristiyan teolojisine atıflar yaparak onun dinibakış açısının net anlaşılabilmesi için gerekli zemini hazırlamaya çalıştık.Konumuz Kierkegaard'ın Tanrı anlayışıyla sınırlı olduğu için de Hıristiyanteolojisiyle ilgili fazla ayrıntıya girmekten özenle kaçınarak, konuya açılımsağlayacak kadarıyla yetindik.Kierkegaard'ın sisteminde genel hatlarıyla öznellik, bireysellik,irrasyonalite, umutsuzluk, imancılık, varoluş ve ölüm kavramları ön planaçıkmaktadır. Biz tezimizde onun Tanrı anlayışıyla ilişkili olan kavramları ele alıptasviri bir bakış açısıyla konuyu incelemeye çalıştık.Bu tasviri bakış açısıyla ele aldığımız Kierkegaard'ın din alanındakidüşüncelerini açıklama çabaları, iman-akıl ilişkisinin araştırılmasını daberaberinde getirmektedir. Radikal bir fideist olarak Kierkegaard, imanönermelerine yönelik her türlü izah tarzını baştan reddetmektedir. Bu reddedişinkökeninde, onun dine bakış açısının, önemli etkileri vardır. Kierkegaard'ın diniepistemolojisinde iman ve akıl bir arada bulunmamaktadır. Ona göre akıl, dinihakikatleri kavramada yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden o, epistemolojisiniirrasyonalist bir zemin üzerine inşa etmiştir.Kierkegaard'a göre iman ve akıl kendi otonomluklarına sahiptir.Birbirlerine zarar vermeksizin bir araya gelmeleri mümkün değildir. Uzlaşmazkategoriler olarak görülen iman ve akıl, farklı yerlerde; birbirlerinden oldukçauzaktadır. Akıl ve iman alanındaki bu uzlaşmaz tutumu, Kierkegaard'ın tümeserlerinde ve bu eserlerde aktardığı tüm düşüncelerinde çok sarih bir şekildegörmek mümkündür. Biz tezimizde, onun bu konudaki görüşlerini aktarmayaçalışırken, tasviri bakış açısı kullanarak okuyucuyu, Kierkegaard ile aracısızbuluşturmayı hedefledik.