İki dillilikte proaktif ve reaktif kontrol
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEVLA YAHYA
Danışman: Simge Şişman Bal
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İki dilliliğin yönetici kontrol sistemi üzerindeki etkisi tartışmalı bir konudur. Bazı araştırmalar, iki dilliliğin dikkat kontrolü, görev değiştirme ve çalışma belleği gibi yönetici işlevleri olumlu etkilediğini öne sürerken, diğerleri bu etkilerin ya sınırlı olduğunu ya da dikkate değer olmadığını savunmaktadır. Bu çelişkili bulgular, iki dilliliğin yönetici kontrol üzerindeki etkilerini daha incelikli yaklaşımlarla ele almayı gerektirmektedir. Bu bağlamda, İkili Kontrol Mekanizmaları (İKM) çerçevesi, yönetici kontrolü daha ayrıntılı biçimde açıklamaya yardımcı olabilir. Braver ve arkadaşları tarafından geliştirilen bu model, yönetici kontrol süreçlerini iki temel stratejiye ayırır. Proaktif kontrol, görevle ilgili bilgilerin zihinde etkin tutulmasını ve davranışın bu doğrultusunda yönlendirilmesini içerir. Bu strateji daha planlı ve hazırlıklı bir yaklaşım izlediğinden daha hızlı ve doğru tepkilere neden olabilir. Reaktif kontrol ise, çevresel uyarıcılara göre anlık ve ihtiyaç duyulduğunda devreye giren bir kontrol biçimidir. Bu strateji, daha az kaynak gerektirse de genellikle yavaş tepkilere neden olabilir. Bu araştırmada, iki dilliliğin yönetici kontrol üzerindeki etkisi, İKM çerçevesi temel alınarak iki ayrı deneysel çalışmada incelenmiştir. Amaç, iki dilli bireylerin proaktif ve reaktif kontrol stratejilerini nasıl kullandıklarını incelemektir. Birinci çalışmaya 48 (40 kadın, 8 erkek, yaş ort.=21.87, SS=2.45) Türkçe-Makedonca/Arnavutça iki dilli ve 50 (41 kadın, 9 erkek, yaş ort.=21.28, SS=2.22) Türkçe tek dilli katılımcı katılmıştır. Katılımcılara, hem proaktif hem de reaktif versiyonları bulunan üç görev uygulanmıştır. Bunlar, Türkçe sözel uyaranlar kullanılarak tasarlanan AX-Sürekli Performans, Sternberg, ve Stroop görevleridir. Her görev için ayrı ayrı değerlendirilecek şekilde, tepki süresi, doğruluk oranı ile proaktif veya reaktif kontrolün düzeyine işaret eden davranışsal göstergeler, 2 (grup: iki ve tek dilli) X 2 (görev türü: Proaktif ve reaktif) X 2/3 (deneme türü: her görevde ayrı düzeyler) karma ANOVA ve LME analizleriyle incelenmiştir. Sonuçlar, iki dilli katılımcıların, özellikle AX-Sürekli Performans ve Sternberg görevlerinde, proaktif kontrolü etkinleştirmekte daha başarısız performans sergiledikleri ve her üç görevde genel işlemleme hızlarının daha yavaş olduğunu göstermiştir. İkinci çalışmaya ise, birinci çalışmada yer alan iki dilli katılımcılardan 28 (25 kadın, 3 erkek, yaş ort.=21.85, SS=2.53) Türkçe-Makedonca iki dilli katılmıştır. Katılımcılara, birinci çalışmadaki görevlerin, bu sefer hem Türkçe hem de Makedonca sözel uyaranlar içeren, dil değiştirme görevleriyle birleştirilmiş versiyonları uygulanmıştır. Böylece, dil kontrolü sırasında hangi tür stratejilerin tercih edildiği doğrudan incelenebilmiştir. Yine her bir görev için ayrı ayrı, tepki süresi, doğruluk oranı, proaktif veya reaktif kontrolün düzeyine işaret eden davranışsal göstergeler ile ayrıca dil kontrolü göstergeleri, 2 (görev türü: Proaktif ve reaktif) 2 (dil: Türkçe ve Makedonca) X 2 (geçiş türü: dil geçişi ve dil tekrarı) X 2 veya 3 (deneme türü: her görevde ayrı düzeyler) tekrar ölçümlü ANOVA ve LME analizleriyle incelenmiştir. Hem AX-Sürekli Performans, hem de Stroop görevlerinden elde edilen bulgular, proaktif kontrol versiyonlarına göre reaktif kontrol versiyonlarındaki dil kontrolü süreçlerinin daha başarısız olduğunu göstermektedir. Bu bulgu, dil kontrolünün genellikle reaktif stratejilere dayandığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, Stroop görevinden elde edilen bulgular, dil kontrolünün reaktif stratejilere dayanma durumunun özellikle D2'de belirginleştiğini ortaya koymuştur. Diğer yandan, hem AX-SP hem de Stroop görevi bulguları, semantik işlemleme ve sözcük tanıma becerileri söz konusu olduğunda D1'in reaktif, D2'nin ise proaktif stratejide daha başarısız işlendiğine işaret etmiştir. Birinci çalışmanın bulguları, iki dilliliğin proaktif süreçleri etkinleştirmede dezavantaj oluşturabileceğini göstermektedir. Buna karşın, yavaş tepki süreleri, iki dilli bireylerde reaktif süreçlerin daha etkin çalıştığını düşündürmektedir. İkinci çalışmanın sonuçları da dil kontrolünün reaktif süreçler aracılığıyla gerçekleşebileceğine işaret etmektedir. Her iki çalışmanın bulguları birlikte değerlendirildiğinde, iki dillilerin iki dili aynı anda yönetme becerisinin (ikinci çalışma) reaktif süreçlere dayandığı ve bu alışkanlığın, yalnızca tek dilin gerektiği durumlarda (birinci çalışma) proaktif süreçlerin yeterince devreye girememesi şeklinde yansıdığı söylenebilir.