Potansiyel enzim inhibitörü etkili yeni hidrazit-hidrazonların sentezi ve çeşitli metabolik enzimler üzerine inhibisyon etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYTEKİN KÖSE

Danışman: Nuray Güzeldemirci

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması kapsamında metil 4-hidroksibenzoat (Nipagin) bileşiğinden başlanarak üç basamak sentez ile 15 adet yeni 4-metilsülfonat esteri türevi hidrazon bileşikleri sentezlendi. Bu bileşiklerin sentezi için benzaldehit ve farklı sübstitüe gruplar bulunduran onbeş adet benzaldehit türevi satın alındı ve 4-hidroksibenzohidrazit ile kondanse edilerek yüksek verimlerle fenolik yapıda hidrazonlar elde edildi. Bu hidrazonların fenolik hidroksili, trietilamin (NEt3) ve metansülfonil klorür (MsCl) ile diklorometan (CH2Cl2) içerisinde sülfonat esterine dönüştürülerek hepsi yeni olmak üzere 4-metilsülfonat esteri türevi hidrazon yapısındaki bileşiklere dönüştürüldü. Daha sonra bu 15 adet bileşiğin metabolik enzimler ile inhibisyon etkileri incelendi. Bunun için hCA I ve II izoenzimleri seçildi. Standart inhibitör olarak asetazolamid kullanıldı. Yapılan kinetik inhibisyon çalışmasında standart inhibitöre göre çok iyi sonuç veren yapılar ile karşılaşıldı. hCA I ile yapılan inhibisyon çalışmasında non-sübstitüe (152.64 nM), 4-F (163.40 nM), 4-OBn (51.43 nM), 4-NO2 (20.45 nM), ve 4-CF3 (50.29 nM) gruplarının bağlı olduğu hidrazon türevlerinin (88, 90, 93, 94, 96) stadarttan (218.38 nM) daha iyi inhibitör özellik gösterdiği belirlendi. hCA II ile yapılan inhibisyon çalışmasında ise 4-OBn (42.45 nM), 4-NO2 (33.54 nM), 4-CF3 (36.07 nM) ve 3,5-bisCF3 (44.03 nM) bağlı hidrazon türevi yapıların (93, 94, 96, 97) standart inhibitörden (44.39 nM) daha iyi olduğu tespit edildi. Bunun yanında inaktif yapılara da rastlandı. Bu sonuçlara göre sentezlenen hidrazon türevi yapıların hCA I ve II'nin neden olduğu hastalıklara karşı etki profili yüksek potansiyel ilaç olabileceği sonucuna varılmaktadır.